Türkiye, AKP’nin Meclis’te çoğunluğu kaybettiği 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri’nin ardından bir koalisyon ya da azınlık hükümeti kurulamadığı için anayasa gereği oluşturulacak bir geçici hükümet altında 1 Kasım’da yeniden seçime gidiyor. Bu erken seçim sath-ı mailinin öncekilerden çok farklı bir özelliği var: Türkiye 13 yıllık AKP iktidarı altında ilk kez bir seçime, hükümet güçleri ile PKK arasında başlayan kanlı bir çatışmanın zemininde yol alıyor...
2012 sonbaharının sonlarında başlayan çatışmasızlık dönemi, 24 Temmuz’da Türk Hava Kuvvetleri’nin Kürt Bölgesel Hükümeti toprakları içinde kalan dağlık Kandil bölgesindeki PKK hedeflerine karşı peş peşe düzenlediği büyük çaplı hava saldırılarının sonucunda nihayete erdi. O tarihten 22 Ağustos’a kadar geçen süre zarfında PKK saldırılarında toplam 60’a yakın güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Diğer taraftan resmi Anadolu Ajansı 22 Ağustos’ta geçtiği haberde, 22 Temmuz’dan bu yana Türkiye’de ve Irak’ta toplam 812 PKK’lının öldürüldüğünü bildirdi.
Bugünkü tablonun tersine, AKP’nin 2 Kasım 2002 seçimlerini kazanarak iktidar olduğu günden bu yana ülkede yapılan üç yerel seçim, üç genel seçim, bir cumhurbaşkanı seçimi ve iki referandumun hepsine de PKK ve hükümet güçleri arasında sağlanmış ateşkes ya da çatışmasızlık ortamlarında gidilmişti. Bu sayede hem partilerin seçim kampanyaları, hem de sandık güvenliği tehdit altına girmemişti. Geçmişteki seçim süreçlerinin hiçbirinde “kamu otoritesinin tesis edilmesi” ya da “acil ulusal güvenlik ihtiyaçları” gibi gerekçeler ne ateşkese varılmasını önlemiş ne de var olan çatışmasızlık durumlarını sona erdirmekte kullanılmıştı.
Çatışmasızlık durumunun yerini şimdi, 1 Kasım’daki seçimler öncesinde topyekûn savaşa bırakması iktidarın siyasi tercihidir.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.