Vladimir Putin KGB’deki eski patronu Yuri Andropov’un izinden gidiyor. Andropov, Sovyetler Birliği himayesindeki Kabil yönetimini ayakta tutmak için 1979’da Sovyetleri Afganistan’a sokmuştu. Putin Andropov’un başaramadığını başarmak istiyorsa Beşar Esad’ı kurtarmak için büyük kaynaklar ve insan gücü ayırmak zorunda. Ancak iki liderin karşı karşıya kaldığı zorluklar oldukça farklı. Bu bağlamda Putin avantajlı konumda. Öte yandan Andropov’un değişmez düşmanı olan Suudi Arabistan Putin için de öyle olacak.
1979’un sonbaharında Kremlin’de Afganistan’a askeri müdahaleyi savunanların başını Andropov çekiyordu. Amaç komünist Afgan hükümetini iktidarda tutmaktı. Afganistan’daki Marksist parti ülkenin kontrolünü hızla yitiriyor, mücahitler güçleniyordu. KGB Başkanı Andropov’a göre Afganistan’ın kaybı Orta Asya’daki Sovyet topraklarını da boydan boya istikrarsızlaştıracaktı. Andropov, hasta olan Leonid Brejnev’i zaferin kolay ve maliyetsiz olacağı konusunda ikna etti. Sovyetlerin 1956’daki Macaristan müdahalesi de o dönem Budapeşte’de büyükelçi olan Andropov’un bastırmasıyla gerçekleşmiş ve bu sayede Macaristan Varşova Paktı’nın içinde tutulmuştu.
Ne var ki İslam dünyası Doğu Avrupa’ya benzemiyordu. Sovyetler Afganistan’da sert bir İslamcı direnişle karşılaştı. Sovyet hava kuvvetlerinin seçkin birlikleri önce Kabil’i ele geçirdi ve cumhurbaşkanlığı sarayında yaşanan silahlı çatışmanın ardından bir komünist kuklanın yerine bir başkası getirildi. Bu olaydan birkaç gün sonra Suudi Kralı Fahd, Sovyet işgaline karşı mücahitlerin direnişini finanse edeceği konusunda Pakistan’a söz verdi. Fahd, dönemin Riyad Valisi Prens Selman’ı özel kaynaklardan para toplamakla görevlendirdi. Salman’ın topladığı onlarca milyon dolar, CIA ve Suudi istihbaratının mücahitlere ve Pakistanlı ortaklarına ilk başta sağladığı parayı fazlasıyla aşıyordu. Fahd, tüm Müslüman dünyasını Moskova’ya karşı seferber etmişti.
Sovyetler savaşın kaynak planlamasını doğru yapamadı. Müdahalenin zirveye ulaştığı günlerde bile Sovyetlerin asker sayısı 100 bini ancak geçiyordu ki bu sayı ülkeyi zapt etmek için son derece yetersizdi. Andropov partinin başına geçince savaşın yoğunluğunu epey artırdı ama asker sayısı yine yetersiz kaldı. Afganistan’a gönderilen asker sayısı alınması kolay bir düzlük olan Macaristan’a gönderilenin iki katıydı. Moskova devasa bir orduya sahip olmasına rağmen Hindikuş Dağları’ndaki savaşa hiçbir zaman gereken kaynağı ayırmadı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.