Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın diabolik siyasi zekâsına diyecek yok. Bu keskin zekâ, 1 Kasım Genel Seçimleri’nde partisi AKP’nin muhtemel yenilgisini şimdiden bir zafermiş gibi takdim etmek söz konusu olduğunda da “harikalar” yaratıyor.
Erdoğan 17 Ekim’de bir açılış töreninde yaptığı konuşmada yasallığı tartışmalı sarayını boykot eden muhalefet liderlerine çatarken, partisi AKP’nin 7 Haziran seçimlerinde olduğu gibi bu seçimden de beklendiği gibi tek başına hükümet kurmaya yeter çoğunluğu elde edemeden çıkması halinde bunu kendi kişisel zaferine nasıl çevireceğini şu sözlerle ilan etti: “Kaçak saray (muhalefetin tabiri) kadar başınıza taş düşsün. Ne kaçak sarayı? Önce ne diyorlardı? ‘Biz oraya gitmeyiz’. Daha sonra ne demeye başladılar? ‘Çağrılırsak gideriz’. Eninde sonunda bunu yapacaksınız, kuzu kuzu geleceksiniz. Başka çareniz yok.”
Muhalefet liderlerini “eninde sonunda, çaresiz, kuzu kuzu saraya gitmeye” ne mecbur bırakabilir? Tabii ki koalisyon ortağı olmak ya da hükümeti kurmakla görevlendirilmek...
Ana muhalefet partisi CHP’nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu da seçimden sonra saraya çağırılabileceğini sezmiş olmalı ki Erdoğan’ın 1 Kasım sonrasına yönelik bu siyasi yatırımını sıfırlamak için ondan iki gün sonraya rastlayan bir seçim konuşmasında, “Hiç meraklanmayın, tıpış tıpış görev verecek” dedi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.