Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu, kadın doğum uzmanı bir tıp doktoru. Türkiye’deki ünü ise first lady olmasının yanı sıra tıp alanındaki muhafazakâr görüşlerinden geliyor.
Sare Davutoğlu, İstanbul Tıp Fakültesi’nde okuduktan sonra Malezya’daki İslam Üniversitesi’nde bir klinikte çalışmış. Bu dönemde verdiği mülakatlarda, İslam’ın sağlığa dair hükümlerinin tıpta değerlendirilebileceğini söylemesi ve İslam’da fetvayı savunduğu iddiası çok tartışıldı. Bu önemli bir konuydu çünkü Türkiye’de kırsal kesimlerde hekimlerden önce hacı hocaya, üfürükçülere başvuranların sayısı hiç de az değil. Sağlığın hacı hocalardan ayıklanması ve bu yönde zihniyet dönüşümünün gerçekleşmesi Türkiye hekimlerinin de mücadele tarihinin özetidir aynı zamanda.
Bu nedenle Sare Davutoğlu’nun İslami tıp konusundaki görüşleri, Türkiye’de kaygıyla ve tepkiyle karşılanmıştı. Bugüne kadar dedikodulardan ve mülakatları yorumlamaktan öteye geçmeyen bu görüşler, ekim ayında gerçekleştirilen bir kongre ile somutlaştı. Kongrenin konusu “Peygamber tıbbı”, asıl adıyla Tıbb-ı Nebevi kongresi idi. Bugüne kadar küçük çapta toplantılarla gerçekleştirilen kongre, bu yıl Sare Davutoğlu himayesinde gerçekleşti. Hal böyle olunca da ilk kez bir üniversite Adana’da bulunan Çukurova Üniversitesi, kongreye kapılarını açtı. Bununla da kalmadı, valilikler, kamu hastaneleri, Milli Eğitim ve müftülüklere gönderilen resmi yazılarla da kongreye katılımın sağlanması istenildi.
7 Ekim’de başlayan ve dört gün süren Peygamber tıbbı kongresine 160’tan fazla konuşmacı katıldı. Peki, kimdi bu konuşmacılar? Tıbb-ı Nebevi kongresinin katılımcıları arasında bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar tıpçı vardı. Buna karşın ilahiyat fakülteleri hocaları ve akademik bir unvanı olmayan Kuran hocaları, üniversitede düzenlenen bu tıp kongresinin katılımcıları oldular.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.