Suudi Arabistan’ın ikinci veliaht prensi ve savunma bakanı olan Muhammed bin Selman, Riyad’da 14 Aralık gecesi düzenlediği ilk basın toplantısında dünyayı şaşırtan bir açıklama yaptı. Prens, teröre karşı Müslüman ülkelerden oluşan yeni bir askeri ittifakın kurulduğunu duyurdu. Muhammed terörden en çok Müslümanların zarar gördüğüne dayanarak, terörle tek taraflı mücadele eden yaklaşık 50 Müslüman ülkenin gayretlerini müşterek bir mücadelede birleştirerek bu “illeti” bitirmesi gerektiğini söyledi.
Batılı bazı çevreler açıklamanın zamanlamasına bakarak bu hamlenin uluslararası toplumun ve bilhassa ABD’nin Müslüman ülkelere İslam Devleti (İD) isimli terör örgütüne karşı “daha fazlasını” yapma baskısından kaynaklandığını düşünebilir. Ancak Suudi Arabistan ve başka Müslüman ülkeler farklı bir gerekçeyle hareket ediyor olabilir.
Onların bakış açısına göre bu ittifakın gerekçesi İD’e karşı ABD önderliğinde yürütülen uluslararası mücadelenin büyük ölçüde etkisiz kalması olabilir. Bu ülkelerin nazarında net bir strateji ve kararlılıktan yoksun olan bu mücadele İD’in yayılışını sağlayan iki ana unsuru da göz ardı ediyor: Beşar Esad’ın Suriye’deki Sünni çoğunluğa zulmü ve İran’ın Irak, Suriye ve Yemen’de Şii milislere sağladığı destek.
Suudi Arabistan’ın nihai hedef olarak üye ülkelerin bağlayıcı taahhütte bulunduğu ve NATO’nun Müslüman eşdeğeri olacak resmi bir askeri ittifakı amaçlayıp amaçlamadığı henüz net değil. Ancak bu girişim Suudi Arabistan’ın daha önce aldığı iki önemli kararla örtüşüyor. Söz konusu kararlar Suudi Arabistan’ın İkinci Dünya Savaşı sonrası muzaffer güçler tarafından oluşturulan ve BM Güvenlik Konseyi ile kurumsallaşan güvenlik çerçevesini reddetmemekle birlikte alternatif güvenlik çerçevelerine önayak olmak istediğine işaret ediyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.