Kerbela'da İmam Hüseyin Türbesi içindeki müzeyi gezerken İslam Devleti (İD) ile savaşta yaşamını yitirmiş birinin cenazesini Hz. Hüseyin'in makamına getirdiler. Cenaze bir Türkmen gencine aitti. Cephede ölen birçok kişinin cenazesi, toprağa gömülmeden önce Necef ya da Kerbela'daki türbelere getiriliyor. Savaş kuzeyde yaşanıyor, ağıtlar ise güneyde yakılıyor.
Musul ve Tel Afer’deki Şii Türkmenler, İD’in gelişiyle yerlerinden oldu. Şimdi İD’e karşı Haşd El Şaabi’nin (Halk Seferberliği) ön saflarında savaşıyorlar. Al-Monitor'a konuşan yerel kaynaklara göre Haşd El Şaabi’ye katılan Türkmenlerin sayısı 12 bin civarında. Mesela Ali Ekber Tugayı’nın 5000 savaşçısından 500’ü Tel Aferli Türkmen. Kerbela’da devlet hastanesinde ziyaret ettiğim beş yaralıdan ikisi Türkmen çıktı. Irak’ın özel timi Şurt El İttihadiye’de de Türkmenler öne çıkıyor. Ayrıca son bir buçuk yılda Kerkük, Taze Hurmatu ve Tuz Hurmatu’daki Türkmenler silahlandı. Türkmenlerin Haşd El Şaabi çatısı altında örgütlenmesi, statüsü tartışmalı bölgeleri Kürdistan sınırlarına katmaya çalışan Erbil yönetiminin hesaplarını da zora sokan bir gelişme. Türkmenler 'Nasıl olsa Türkiye bizim haklarımızı garanti eder' diyerek 2014 öncesinde silahlı bir oluşum içine girmemişti.
Musul ve Tel Afer’den kaçan 120 bini aşkın Türkmen Bağdat, Necef ve Kerbela gibi Şiiler için daha emin yerlere sığındı. Sığınaklardan biri de Kerbela’nın dışında otogarın yakınında kurulan mülteci kampı. Kamptaki 1250 ailenin ihtiyaçlarını İmam Hüseyin Türbesi karşıladığından “Merceiyye’nin gölgesinde yaşıyoruz” sözünü sıklıkla duyuyoruz. Kampta, Türkmenlerin düne kadar bel bağladıkları Türkiye’ye karşı kızgınlık ya da hayal kırıklığı dile getirmeyen neredeyse hiç kimse yok.
Türkmenlerin yüzlerini Türkiye’den güneye yani Şii otoritelere döndürmelerinin iki nedeni var:
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.