ABD başkanlık seçimlerine katılan iki Cumhuriyetçi aday, Batı Şeria’daki yerleşimlerin İsrail’in parçası olarak tanınmasını savunuyor. ABD’nin oturmuş İsrail politikasında keskin bir U dönüşü anlamına gelen bu yaklaşım can çekişen Oslo Barış Süreci’ni ya diriltir ya da tamamen gömer.
ABD’de her iki partinin İsrail’e verdiği geleneksel desteği fazlasıyla aşan bu şahince yaklaşım 2016 başkanlık yarışında gündeme gelen tartışmalı önerilerden sadece biri. Kampanya söyleminin başkanlık politikasına dönüşüp dönüşmeyeceği muallakta olsa da bu tartışmalar ABD-İsrail ilişkilerinin son yıllarda giderek kutuplaşan doğasına işaret ediyor.
Cumhuriyetçi adaylardan Texas Senatörü Ted Cruz ile Florida Senatörü Marco Rubio, geçtiğimiz günlerde Batı Şeria ve Gazze’de üretilen malların “İsrail malı” diye etiketlenmesine izin verecek yasayı destekleyen ilk isimler arasında yer aldı. Yasa tasarısı, ABD’nin bu konuda yıllardır sürdürdüğü politikanın Obama yönetimi tarafından bir kez daha vurgulanmasına tepki olarak gündeme geldi. Arkansas Senatörü Cumhuriyetçi Tom Cotton’un hazırladığı tasarı, yerleşimlerin İsrail topraklarına bağlanması konusunda bugüne dek ortaya konan en açık girişim. Bu yaklaşım son yıllarda Kongre’de giderek hız kazanıyor.
Cruz’un ulusal güvenlik konularındaki danışmanı Victoria Coates konuya ilişkin Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Cruz İsrail’i egemen bir devlet olarak görüyor. İsrail’de bazı ihtilaflı bölgelerin olduğu açık. Tıpkı Fas’ta, Hindistan’da, Çin’de ve diğer pek çok ülkede olduğu gibi. Ancak bu, ülkenin herhangi bir unsurunun İsrail’e ait olmadığı anlamına gelmiyor.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.