İmralı Adası’nda 2013’te başlayıp 5 Nisan 2015’te sonlanan HDP ve PKK lideri Abdullah Öcalan arasındaki toplantıların tutanakları “Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa” ismiyle Almanya’da yayınlandı. Kitapta güncel hadiselere yönelik çok sayıda değerlendirme olmakla birlikte, Öcalan’ın 9 Mart 2014’teki şu cümlesi tüm görüşmelerin özeti sayılabilir: “Şimdi ben bir aileyim. Benim ailem 5 milyon, 10 milyon insan, biz isyan ettik. Barışmak istiyoruz. Bunun için ne gereklidir? Savaşı bırakmak istiyorum, kabul ediyor musunuz?”
Söz konusu görüşmelerde Öcalan’la devlet arasındaki “çözüm” görüşmelerinin temel tıkanma sebebinin Rojava’daki PYD etkinliği olduğu görülüyor. Ve Türkiye’nin Rojava’daki kanton sistemi söz konusuyken Öcalan’ın “savaşı bırakma” teklifini reddettiği anlaşılıyor.
16 Şubat’ta partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, YPG’nin Azez’e doğru ilerleyişine tepki göstermekle kalmadı, açıkça saldırı tehdidinde bulundu: “Bundan sonra da Azez’e yaklaşırlarsa bizden en şiddetli tepkiyi göreceklerdir. Bölgedeki havaalanı (Minnağ Hava Üssü) herhangi bir şekilde Suriye muhalefeti güçlerine ve masum sivillere karşı kullanılmaya kalkılırsa o havaalanıyla ilgili de daha önce aldığımız tedbirleri almaya devam eder; havaalanını kullanılmaz hale getiririz.”
17 yıldır İmralı cezaevinde tutulan Öcalan, 18 Şubat günü Türkiye’de Twitter’ın “trend topic” listesinin başlarında “Serok Apo” (Başkan Apo) tagıyla bulunuyordu. Zira Suriye’nin Rojava bölgesinde ilerleyişini sürdüren YPG’nin, Davutoğlu’nun kullanılamaz hale getirmekle tehdit ettiği Minnağ hava üssünün adını “Serok Apo” olarak değiştirdiği iddia ediliyordu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.