Son 15 günde Suriye’nin kuzeyinde temposu yüksek gelişmeler yaşanıyor. Bir yandan Halep kuzeyine geçmeyi başaran Esad güçleri Rus hava desteğiyle Halep’le Türkiye arasındaki kritik yolları kontrol altına almaya çalışıyor. Diğer yandan Ankara’nın PKK ile ‘organik bağı’ olduğu gerekçesiyle “terör örgütü” ilan ettiği YPG güçleri Halep’in kuzeybatısındaki Kürt yoğunluklu Afrin kantonunu, muhaliflerden ele geçirdikleri yerlerle doğuya doğru genişletiyor.
Suriye’nin kuzeyinde yüksek tempoda akan bu hareketlilikte iki ilk birden yaşandı. Birincisi, YPG’nin doğuya doğru ilerlerken ilk kez Rus uçaklarının yakın hava desteğini alması. YPG Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun net bir dille “düşmesine izin vermeyeceğiz” dediği Azez'in güneyindeki Tel Rıfat'ı ele geçirirken, ilk kez Rusya’dan yakın hava desteği aldı. Bu aynı zamanda şu anlama geliyor: Demek ki sahada YPG’yle birlikte ileri hava kontrolörü olarak hareket eden Rus askerleri var. Türkiye-Halep arasındaki kritik Mare’yi de ele geçiren YPG güçleri (veya Suriye Demokratik Güçleri) doğuya doğru ilerlemeye devam ediyor. İlginçtir: Haziran 2015’de Tel Abyad’ı ABD’nin yakın hava desteğinde İD’den alan YPG, şimdi de Rusya’nın yakın hava desteğiyle ve Ankara’nın diş gıcırtıları arasında Afrin’i doğuya doğru genişletiyor.
Mare'nin ele geçirilmesiyle YPG öncülüğündeki Demokratik Suriye Güçleri Cerablus-Münbiç-Bab hattını, yani İD’in Rakka’ya doğru olan cephe hattını hem doğudan hem de batıdan kontrol eder hale geldi. Böyle olunca da YPG’nin doğudaki unsurlarının ABD hava desteğiyle, batıdaki unsurlarının ise Rus hava desteğiyle korunduğu ilginç bir tablo oluştu. Şimdi YPG kritik bir kararın eşiğinde: YPG güçleri bundan sonra Suriye’de sahada ABD’yle mi, yoksa Rusya’yla mı devam edecek? Bu soru iki açıdan kritik.
Bunlardan ilki İD’le mücadele açısından. Şayet YPG Rusya’yla iş birliğine yönelirse Afrin Kantonu’nu doğuya doğru taşırarak, Kobane ve Cezire kantonlarıyla birleştirebilir. Bu ihtimal, Türkiye’nin Suriye’nin geri kalanıyla (özellikle Sünni Suriye) arasında bir Kürt koridoru engeli anlamına geliyor. Bu, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın başını çektiği, Katar ve Bahreyn’in de faal olduğu ‘Sünni Blok’ için bir felaket senaryosu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.