Ana içeriğe atla

Körfez ülkelerinin tehlikeli oyunu

Körfez ülkeleri Körfez İşbirliği Konseyi adı atında birleşmiş olabilir ama dış müdahaleler konusunda her biri farklı politikalar izliyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Secretary-General of the Gulf Cooperation Council (GCC) Abdullatif bin Rashid Al Zayani, Kuwait's Foreign Minister Sheikh Sabah al Khalid al Sabah, Qatar's Foreign Minister Khaled al-Attiyah, Oman's Foreign Minister Yusuf bin Alawi bin Abdullah, Saudi Arabia's Foreign Minister Adel al-Jubeir, Bahrain's Foreign Minister Khalid bin Ahmed Al Khalifa and UAE'S Foreign Minister Abdullah bin Zayed Al Nahyan (L-R) pose for a group photo during an extraordinary meeting in Riyadh January 9, 2016. REUTERS/Faisal Al N
Körfez İşbirliği Konseyi’nin (KİK) 9 Ocak 2016’da Riyad’da yapılan olağanüstü toplantısında aile fotoğrafı için poz veren katılımcılar. Soldan sağa: KİK Genel Sekreteri Abdüllatif Bin Raşid El Zayani, Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Sabah Halid El Hamad El Sabah, Katar Dışişleri Bakanı Halid El Attiye, Umman Dışişleri Bakanı Yusuf Bin Alavi Bin Abdullah, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil El Cubeyr, Bahreyn Dışişleri Bakanı Halid Bin Ahmed Bin Muhammed El Halife ve BAE Dışişleri Bakanı Abdullah Bin Zayid El Nahyan — REUTERS/Faisal Al Nasser

Arap isyanlarının patlak verdiği 2010’dan bu yana Körfez İşbirliği Konseyi’nin (KİK) tüm üyeleri rejimlerinin bekasıyla meşgul. Altı ülkenin güçlerini sınır ötesinde nasıl kullandığını da bu kaygı belirliyor.

Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt ve daha az ölçüde Umman güçlerini sınır ötesinde kullanırken ortak bir Körfez mutabakatı çerçevesinde değil kendi iç sorunları doğrultusunda hareket ediyor. Bunun sonucunda KİK üyeleri Libya, Mısır, Yemen ve Suriye gibi Arap ülkelerinde birbiriyle çelişen amaçlar güdüyor.

Suudi Arabistan ve BAE Müslüman Kardeşler’in Kuzey Afrika’daki yükselişini durdurmaya çalışırken Katar yakın zamana kadar Müslüman Kardeşler’e aktif destek veriyordu. Suriye’ye gelince Umman hariç KİK ülkelerinin hepsi ılımlı isyancılar diye tabir edilen grupları hevesle destekledi ki bu tabirle kimlerin kastedildiği beş yıldır süren ayaklanma esnasında giderek bulanıklaştı. Kendi ülkelerindeki protestoları İran-Şii komplosu gibi sunan Suudi Arabistan’la Bahreyn’in mezhepçi gündemleri ise Kuveyt ve Umman’da hoş karşılanmıyor.

KİK devletleri dış müdahalelere kalkıştıklarında kendi halklarını hiper milliyetçilikle etkilemeye çalışıyor. Bölgesel kriz, siyasi istikrarsızlık ve ekonomik sıkıntı dönemlerinde hiper milliyetçilik büyük önem kazanıyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish