Ana içeriğe atla

Suriyeli Kürtler Rusya’ya ne kadar güvenmeli?

Suriye’de savaş sonrası siyasi konumunu güçlendirmek isteyen Rusya’nın Kürtlerin ABD’den yana kaygılarını kullandığı görülüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Young Arab and Kurdish soldiers, coming from the newly-declared federal region -unifying territory run by Kurds across several Syrian provinces- take part in a training session as part of a compulsory military service on March 24, 2016 in Rmeilan, a border town in Syria's northeast Hasakeh province. 
Syria's Kurds on March 17, 2016 declared a federal region in areas under their control in the north of the conflict-riven country, a move rejected by both the government and opposition. The new "federal system"
Suriye’nin kuzeyinde Kürt kontrolündeki topraklarda ilan edilen federal bölgeden gelen Kürt ve Arap gençler, Haseke vilayetindeki Rimelan sınır kasabasında mecburi askerlik hizmeti kapsamında eğitim alırken, 24 Mart 2016 — DELIL SOULEIMAN/AFP/Getty Images

Suriye’deki bazı Kürt savaşçıların ABD’nin çıkarı sona erdiğinde onları “bırakacağına” dair kaygı duyması, Rusya’nın da kendi elini güçlendirmek için bu kaygıyı beslemesi anlaşılabilir bir durum. Ancak ABD’den yana kaygı duyanlar, Rusya’nın geçmiş uygulamalarını ve ileriye dönük hedeflerini de aynı titizlikle incelemeli.

Rusya’nın Kürtlerle ilişkisi çarlık ve Sovyet dönemlerine kadar uzanıyor. Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Kürt konusunda uzun tecrübeye sahip. Lavrov 10 yıl boyunca Rusya’nın BM Güvenlik Konseyi daimi temsilciliğini yürüttü. Bu dönem, ABD’nin 2003’teki Irak işgalini ve işgal sonrasını da kapsadı. Iraklı Kürtler o günlerden beri uluslararası diplomasinin önemli bir konusu.

Moskova zaman zaman bağımsız bir Kürdistan’a sıcak baktığını ortaya koymuştur. Hatta Sovyetler Birliği içinde kısa ömürlü bir “Kızıl Kürdistan”, daha sonra da İran’ın kuzeyinde bir Kürt cumhuriyeti kurdurtmuştur. Ancak Moskova’nın Kürtlerle olan asırlık ilişkilerinin ayrıntılarına bakarken Rusların bu ilişkilere oldukça zayıf bir bağlılık gösterdiği gözden kaçabilir. Rusya şu ana dek bu konuda uzun vadeli sonuçlar sağlayacak kesintisiz bir ilgi ve kararlılık göstermiş değil.

Bunun anlamlı sebepleri var. Rusya’nın Suriye ve Irak’ta ya da başka yerlerdeki Kürtlerle bağları, hem geniş kapsamlı ve kalıcı stratejik saiklere hem de dar kapsamlı ve dönemsel taktiksel saiklere dayanmıştır. Ancak Moskova birbirinin önüne geçen, çok sayıda farklı hedeflere sahiptir. Stratejik açıdan bakınca bölgede birden fazla önemli devlete dağılmış bir azınlık grubu bazılarıyla iş birliği yapmak, bazılarına karşı da denge sağlamak için kullanışlı bir kaldıraç teşkil eder. Örneğin Moskova’nın asırlardır sürdürdüğü “büyük güç” politikası Türkiye’yi pek çok zaman “dengelenen” kategorisine sokmuştur. Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son yıllarda Rusya’nın önemli bir ortağı olma yolunda ilerliyordu. Ta ki kasımda bir Rus savaş uçağını düşürme kararı alana kadar.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish