NECEF, Irak — Irak’taki Şiilerin İran’a karşı tutumlarında kökenleri 2003’e uzanan siyasi ve dini bir ayrışma yaşanıyor. Bir kesim Tahran’daki Şii iktidarına koşulsuz bağlılık ifade ederken öteki, İran’ın Irak’a yaklaşımı da dâhil bölgesel politikalarına itiraz ediyor ve araya mesafe koyuyor.
Örneğin Şii ağırlıklı Halk Seferberlik Birlikleri’nin (HSB) 1 Temmuz’da Basra’da düzenlediği askeri geçitte ABD ve İsrail bayrakları parçalandı, Suudi Kralı Selman Bin Abdülaziz El Suud’un resimleri yakıldı. Bu görüntüler diğer bazı Şii çevrelerde tepki ve kızgınlıkla karşılandı. Zira Irak’la dostane ilişkileri olan ABD, İslam Devleti (İD) ile mücadelede Irak güvenlik güçlerine destek oluyor. Ayrıca bölgesel ülkeler arasındaki rekabet nedeniyle Suudi Arabistan’la husumet Irak’ın menfaatine değil.
1 Temmuz Uluslararası Kudüs Günü kapsamında düzenlenen gösteriler de benzer duruş farklılıklarını açığa çıkardı. Ayrışmanın özünde şu tartışma var: Iraklı Şiiler İran’la bağlılık ilişkisi içinde mi olmalı yoksa farklı menfaat ve öncelikler mi gözetmeli? HSB içindeki Asaib Ehlil Hak grubunun Şii din adamlarının merkezi Necef’te düzenlediği Kudüs Günü gösterisinde din adamları yoktu. Buna karşın Tahran’dan maddi destek alan Necef’in rakibi Kum’da düzenlenen etkinliklere çok sayıda din adamı katıldı. Necef’teki din hocalarından Cihad El Asadi, Al-Monitor’a yaptığı açıklamada “Necef okulu, Irak’ın milli menfaatleri dışında hiçbir siyasi gündemi desteklemiyor.” dedi.
İçişleri Bakanı Muhammed El Gabban 2 Temmuz’da Basra polisine mensup bazı subay ve polis memurlarını siyasi içerikli Kudüs Günü gösterisine katıldıkları gerekçesiyle İç Güvenlik Güçleri Ceza Kanunu’nda öngörülen müeyyideleri uygulanmak üzere soruşturma komisyonuna havale etti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.