“PKK’nin Bahoz Erdal kod adlı iki numaralı lideri Fehman Hüseyin öldürüldü.” Bu habere inananlar ‘vatansever’, haberin kaynaklarını sorgulayanlar ise ‘terör destekçisi’ oldu. Türkiye’de iktidar medyası bu analojiyle gazetecileri teste tabi tutuyor.
Hükümetin kontrolündeki Anadolu Ajansı her zamanki gibi manidar bir zamanlamayla, 9 Temmuz’da bombayı patlattı: “Suriye'de rejime karşı savaşan Tel Hamis Tugayları Sözcüsü Halid El Hasekavi terör örgütü PKK'nın üst düzey sorumlularından Fehman Hüseyin'in aracının havaya uçurularak öldürüldüğünü açıkladı. AA muhabirine konuşan Hasekavi, Fehman Hüseyin'in dün akşam (8 Temmuz) 20.30'da Himo beldesinden Kamışlı'ya giderken hedef alındığını söyledi.”
Ardından iktidar medyası “Tel Hamis Devrimcileri Taburları Özel Operasyonlar Birimi” adına yapıldığı iddia edilen bir açıklama servis etti. Anadolu Ajansı’nın haberinde geçen “tugay” ifadesi birden bire “tabur”a dönüşmüştü.
İddia, “Tel Hamis Tugayları adında bir örgüt var mı?” ve “Halid El Hasekavi kimdir?” sorularına ihtiyaç duyulmadan manşetlere taşındı. PKK’nin ağır darbe aldığı, Kandil’in karıştığı, Erdal’ın Kamışlı’da öldürülmesinin PKK-PYD arasındaki organik ilişkinin kanıtı olduğuna dair yorumlar medyayı işgal etti. Genelkurmay’ın haberleri teyit etmemesi de meydanın hızını kesmedi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.