İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın iç haberleşme sisteminde 25 Ekim’de yapılan duyuruda Ankara büyükelçisini belirlemek üzere iki gün sonrası için planlanan atama komisyonu toplantısının iptal edildiği belirtiliyordu. Bu duyuru, Kudüs’te ve İsrail’in dış temsilciliklerinde görev yapan birçok diplomatı hayal kırıklığına uğrattı. Türkiye’de İsrail büyükelçisi olmak bugünlerde pek çok güvenlik riskini barındırsa da bir dizi üst düzey Dışişleri yetkilisi bu önemli ve rağbet gören göreve aday olmuştu. En önemli adaylar arasında şu an İsrail’in Londra büyükelçiliğinin iki numarası olan Eitan Naeh, Kudüs’teki bakanlık sözcüsü Emmanuel Nahşon, Atina Büyükelçisi Irit Ben Abba ve Ankara’daki büyükelçilikte maslahatgüzar olarak görev yapan Amira Oron yer alıyordu.
Komisyon toplantısının iptalinden önce Başbakan Benjamin Netanyahu’ya yakın kaynaklar, Netanyahu’nun kendisine yakın bir ismi Ankara’ya göndermek istediği, yani bunun siyasi bir atama olacağı sinyalini vermişti. Bakanlık duyurusunda ise şöyle dendi: “Bakanlık Müsteşarı Dr. Dore Gold’un istifasından kaynaklı değişiklikler ışığında Yuval Rotem’in müsteşar vekilliğine getirilmesi süreci tamamlanıncaya kadar komite toplantısını erteleme kararı verilmiştir.” Bunun diplomatik dilden tercümesi ise aşağı yukarı şöyle: Dışişleri bakanlığını da yürüten Netanyahu, Ankara büyükelçiliğini bakanlığın üst kademelerindeki değişikliklerden hoşnutsuz kalacak birileri için teselli ödülü olarak elinde tutmak istiyor.
Her hâlükârda Başbakan, atamayı geciktirerek 27 Haziran’da imzalanan ve onay alan normalleşme anlaşmasının son adımını geciktirmiş oluyor. Oysa anlaşmanın bugüne kadar tüm yönleriyle hayata geçmiş olması gerekirdi. Türkiye Tel Aviv’e atayacağı ismi açıklamış durumda: Kemal Ökem. Erdoğan’ın sözcüsü İbrahim Kalın da iki hafta önce büyükelçilerin “bir hafta 10 gün içinde” karşılıklı olarak atanacağını söylemişti. Dolayısıyla İsrail’in kararına biraz daha yakından bakmakta fayda var.
2010 mayısındaki Mavi Marmara olayının ardından ciddi bir krizden geçen Türkiye-İsrail ilişkilerini rayına oturtmayı amaçlayan anlaşma ilk kez sekteye uğramıyor. Bir dayanışma filosunun içinde Gazze’ye giderken durdurulan Mavi Marmara’da şiddetli çatışmalar çıkmış ve İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) askerleri 10 Türk vatandaşını öldürmüştü. Bunun üzerine Türkiye Tel Aviv’deki büyükelçisini geri çağırmış ve Ankara’daki İsrail büyükelçisini istenmeyen kişi ilan etmişti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.