Ana içeriğe atla

İran Türkiye ve Irak’ı savaşın eşiğinden çekebilir mi?

Türkiye’yle yaşadığı gerilimlere rağmen İran Ankara’yla Bağdat arasındaki tansiyonu düşürebilecek bir konumda bulunuyor. Ancak İran’ın bu yöndeki çabaları başarılı olur mu? İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Protesters tear up a picture of Turkey's President Tayyip Erdogan in Basra, Iraq October 14, 2016. REUTERS/Essam Al-Sudani - RTSS82L
Irak’ın Basra kentinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın posterini yırtan göstericiler, 14 Ekim 2016 — REUTERS/Essam Al-Sudani

TAHRAN, İran — “Şahsıma hakaretler ediyor. Sen benim zaten muhatabım değilsin, seviyemde değilsin, kıratımda değilsin, kalitemde değilsin. Irak'tan senin bağırman çağırman bizim için hiç de önemli değil, biz bildiğimizi okuyacağız.” Bu sözleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yle Irak arasında yaşanan ağız dalaşında 11 Ekim’de Irak Başbakanı Haydar Ebadi’ye söyledi. Bir zamanlar komşularıyla “sıfır sorunu” olan Türkiye, bugün hepsiyle gerilim yaşıyor.

Irak’ın eski Başbakanı Nuri El Maliki’yle birçok sorun yaşayan Erdoğan, Ebadi’nin iktidara gelişine olumlu yaklaşmıştı. Gözlemcilerin ağırlıklı beklentisi de Maliki’nin gidişiyle Türkiye’yle Irak arasındaki tansiyonun azalacağı yönündeydi. Ne var ki Erdoğan, komşular ve diğer bölgesel aktörlerle aynı gerilim döngüsünü sürdürmeye kararlı görünüyor. Türkiye’nin Suriye, Ermenistan, Mısır, Rusya, İran ve Irak’la ilişkilerinin durumu Türk dış politikasının Erdoğan yönetiminde nasıl bir kargaşa yaşadığını açıkça ortaya koyuyor.

Türkiye’nin Irak’taki askeri varlığından kaynaklanan son gerilimin önceki olaylardan farklı yönleri olsa da önemli bir boyutun aynı kaldığı görülüyor: Bu gerilim de Türkiye’nin Suriye’de oynadığı rolü hatırlatıyor. Devlet Başkanı Beşar Esad’ın görevi bırakması için ilk ciddi çağrıları yapan, Suriye hükümetine karşı askeri müdahale öneren ilk ülkelerden biri Türkiye olmuştu. Bu taleplerin hiçbiri gerçekleşmedi ve Ankara izlediği siyasetin dozunu düşürmek zorunda kaldı.

Bu da Türkiye’nin Irak’a ve özellikle Musul’a yönelik yeni tavrının Suriye’deki başarısızlığıyla ilgili olduğu ihtimalini gündeme getiriyor. Erdoğan 23 Ekim’de Bursa’da yaptığı konuşmada Musul’un tarihsel olarak Türklere ait olduğunu vurguladı. Daha önce de Irak’ın Musul meselesiyle tek başına baş edemeyeceğini söylemişti. Türkiye’nin yeni tavrı, Irak’ta farklı gruplar arasında nadir görülen bir siyasi birliğe yol açtı. Ebadi’den Şii din adamı Mukteda El Sadr’a kadar herkes Türk Cumhurbaşkanı’nın söylemini kınadı.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish