ABD başkanlığını devralmak için gün sayan Donald Trump’ın İsrail’e yönelik sert bir konuşma yapan Dışişleri Bakanı John Kerry’ye verdiği tepki İsrail’deki bazı isimlerin tam da duymak istediği cinstendi. Trump Twitter’dan paylaştığı mesajda “Sağlam dur İsrail, 20 Ocak’a çok az kaldı.” dedi.
Trump Birleşmiş Milletler’e ders vereceğini söylüyor. Trump Oval Ofis’e yerleştiğinde Birleşmiş Milletler İsrail’e “böyle bir kibir ve saygısızlık” göstermeye cüret edemeyecek. O, BM Güvenlik Konseyi’nin yerleşimleri kınayan 2334 sayılı kararını buruşturup tarihin çöplüğüne atacak. Başbakan Benjamin Netanyahu da izlediği politikalar yüzünden İsrail’in dünyada yalnızlaşacağını iddia eden solculara asıl bizim başbakanımızın dünyayı yalnızlaştırabileceğini gösterecek. Yapması gereken tek şey biraz daha sabır gösterip Obama’nın gitmesini beklemek.
Ne var ki durum böyle değil. 21 Ocak’ın sekiz lanetli yılın sonu ve dört uğurlu yılın başlangıcı olacağı mesajını veren Netanyahu yalan söylüyor. Trump Mesih’in yerleşimlere uluslararası meşruiyet sağlayacağı yönünde umut yaratmak İsrail kamuoyunu yatıştırma çabasından ibarettir. Hiç kimse, ABD başkanı bile BM Güvenlik Konseyi kararlarını iptal etme gücüne sahip değil. BM de aniden İsrail’e saldırmaya karar vermiş değil. Son 50 yıldır İsrail ve Mikronezya hariç BM’nin tüm üyeleri yerleşimleri en hafif deyimiyle barışın önünde engel olarak görüyor. Daha ağır bir ifadeyle söylersek bir ülkenin işgal ettiği topraklara insan yerleştirmesi uluslararası hukukun ihlali, hatta savaş suçu olarak görülüyor.
Yerleşimlere ilişkin 23 Aralık tarihli oturumda Rusya’nın BM Büyükelçisi Vitali Çurkin dikkat çekici bazı sözler sarf etti. Çurkin, konunun böyle bir telaşla oylamaya sunulmasına şaşırdığını ifade ettikten sonra yerleşimlerin iki devletli çözümün altını oyduğunu söyleyen diğer konuşmacılara katıldığını belirtti. Ayrıca yerleşimler, terör saldırıları ve kışkırtmalar arasında doğrudan bağ kurdu. Rusya’nın uzun zamandır Orta Doğu barış sürecinde rol aldığını, önem ve etkinliğini koruyan Orta Doğu Dörtlüsü’nün üyesi olduğunu hatırlatan büyükelçi, Dörtlü’nün temmuz raporunun hâlen geçerli olduğunu, yerleşimlerde inşaatın durdurulması ve Batı Şeria’nın C Bölgesi’nde Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına son verilmesi dâhil rapordaki tavsiyelere uyulması hâlinde barış sürecinin yeniden rayına girebileceğini belirtti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.