Suriye’nin Deyrizor kentinde gündüzler zor, geceler uzun. Halk metruk sokaklarda yankılanan patlamalardan evlerine sığınarak korunmaya çalışıyor. Kentten kaçmak için fazla yorgun, yoksul ve korkmuş durumdalar, karınlarını bile doyuramıyorlar. Bir yanda daralan abluka, bir yanda İslam Devleti’nin saldırıları sürerken tek düşündükleri bir gün daha hayatta kalabilmek.
Deyrizor’un El Küsur mahallesinin sakinlerinden Zein Al-Monitor’un sorularını telefonla yanıtlarken yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Hepimizde evimizi terk edersek bir daha dönemeyiz hissiyatı var. Tüm halk travma yaşıyor. Bununla başa çıkmanın imkânı yok. İnsanlar bir duruma alışıyor, sonra durum daha da kötüleşiyor. Güvenlik duygumuzu tamamen kaybettik. Kenti her gün top atışları vuruyor, hiçbir yer güvenli değil.”
Ekim 2013’te kısmen başlayan, 2014’ün sonlarında tüm kenti çevreleyen abluka altındaki Deyrizor halkı, yakıt, elektrik ve dünyanın geri kalanıyla bağlantı kurmalarını sağlayan iletişim hatlarının yavaş yavaş ortadan kayboluşuna bilfiil tanıklık etti. Bugün kentin sokakları yerel mafyaların elinde. Temel gıda maddeleri uçuk fiyatlara satılıyor. Hükümet güçleri ve müttefikleri İD savaşçılarının kente ilerlemesini engellemeye çalışırken halk örgütün kente girip katliam yapma ihtimaliyle burun buruna yaşıyor.
Örgütün iki önemli kalesi Rakka ve Musul arasında kalan Fırat Nehri’nin kıyısında bulunan Deyrizor 14 Ocak’tan bu yana İD’in sert saldırılarına maruz kalıyor. Kente sürpriz bir saldırı düzenleyerek sahadaki hükümet güçlerini ve müttefiklerini hazırlıksız yakalayan örgüt kent ile hava üssü arasındaki bağlantıyı hızla kopararak yaklaşık 100 bin sivile giden yegâne ikmal hattını da kesti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.