Suriye-Ürdün sınırında yaşanan güvenlik olayları ve askeri gelişmeler Amman’ı endişelendirirken iki ülke arasındaki tansiyon da son dönemde artmış durumda. Kral II. Abdullah’ın 5 Nisan’daki Washington ziyaretinden bu yana ABD ve İngiltere’nin sınırın Ürdün tarafına askeri yığınak yaptığı yönünde haberler geliyor. Bu da İslam Devleti’nin (İD) geniş Badia bölgesine yerleşmesini önlemek amacıyla güney Suriye topraklarına ortak bir müdahale olabileceğini düşündürüyor.
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Ürdün’den Suriye topraklarına her an bir operasyon yapılabileceği konuşulurken 21 Nisan’da Sputnik’e verdiği mülakatta Ürdün’e yüklendi. Ürdün’ü Suriye topraklarına asker konuşlandırmayı amaçlayan bir “Amerikan planının parçası” olmakla suçlayan Esad, iki ülke arasında söz düellosu başlatmış oldu. Aynı gün açıklama yapan Ürdün Hükümet Sözcüsü Muhammed El Mumani Esad’ın “uydurma ithamlarını” reddetti. Kral Abdullah ise 26 Nisan’da medya mensuplarına yaptığı açıklamada Ürdün’ün kendini her türlü tehdide karşı savunabileceğini, bunun için ordunun Suriye’ye girmesine gerek olmadığını belirtti.
Kral’ın bu sözleriyle meselenin kapanmış olması gerekirdi ancak Ürdün’ün her yıl düzenlediği ve bu yıl 7 Mayıs’ta 24 ülkenin katılımıyla başlayan Hazır Aslan tatbikatı Şam tarafından bir provokasyon ve güney Suriye’nin işgaline yönelik bir kılıf olarak algılandı. 8 Mayıs’ta Şam’da basın toplantısı düzenleyen Dışişleri Bakanı Velid Muallim, Suriye’nin Ürdün’le çatışma hâlinde olmadığını vurguladıktan sonra şu uyarıda bulundu: “Ürdün askerleri Suriye hükümetinin onayı dışında topraklarımıza girerse düşman kuvvet sayılacaktır.” Ürdün tarafı buna yanıt vermedi ancak Şam’ın güney Suriye’de inisiyatifi ele almaya hazırlandığı belliydi. Nitekim 15 Mayıs’ta beklenen oldu.
Güneydeki isyancı gruplara dayandırılan haberlere göre Suriye rejimine bağlı askerler İran destekli milisler eşliğinde Irak ve Ürdün sınırlarına yakın çöllük bir bölgeye naklediliyordu. Söz konusu bölgeye İD militanlarının çekilmesinin ardından ABD destekli isyancılar girmiş ve birkaç gün içinde bir dizi köyde kontrol sağlamıştı. Rejimin bu hamlesi Rusya, Türkiye ve İran’ın Astana’da sağladığı anlaşmayla kesişti. Anlaşmaya göre Suriye’de dört “çatışmasızlık bölgesi” oluşturulacak ve bunlardan biri güneydeki Deraa’da olacaktı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.