Ana muhalefet partisi CHP, AK Parti Hükümeti’nin önerisi üzerine milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına “evet” derken sıranın bir gün kendi milletvekillerine de geleceğini biliyor muydu? CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun gizli belgeleri gazetecilere verdiği gerekçesiyle İstanbul’da tutuklandığı gün, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun olağanüstü toplantıya çağırdığı milletvekillerinin bazılarına bu soruyu sordum. “Kesinlikle böyle bir şey beklemiyorduk” yanıtını aldım.
CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanması CHP’de tam bir şok etkisi yarattı. Tutuklama kararının çıktığı 14 Haziran günü partide olağanüstü toplantıya katılan vekiller için bir “şok” daha yaşandı. Bugüne kadar “yumuşak muhalefeti” nedeniyle eleştirilen ve tabanının sokak ısrarına karşın parlamentoda muhalefeti savunan Kılıçdaroğlu “Sokağa çıkıyorum, isteyen arkamdan gelir” dedi. Ardından gazetecilere bir açıklama yaparak, “adalet yürüyüşü” başlattığını duyurdu.
Ertesi gün yürüyüşün başlayacağı Kızılay meydanına geldiğimde sonu görünmez bir kalabalıkla karşılaştım. Sayıları binlerle ifade edilen bu kalabalığın özelliği ise sessizliğindeydi. Binlerce insan elinde sadece “adalet” yazılı dövizler taşıyordu. Bir süre sonra alana Kılıçdaroğlu, eşi ve oğlu ile birlikte geldi. “Bu yürüyüş sadece CHP’nin değil, herkesin yürüyüşüdür” sözü aynı zamanda adalet yürüyüşünün iskeletini ortaya koyuyordu. Kılıçdaroğlu üzerinde “adalet” yazılı bir dövizi eline alıp, Ankara’dan milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutulduğu 480 kilometre uzaklıktaki İstanbul Maltepe Cezaevi’ne doğru ilk adımını attı. Binlerce insan da aynı sessizlik ve aynı talebin yazılı olduğu pankartla ardından yürüyüşe geçti.
Kılıçdaroğlu’nun arkasında CHP milletvekilleri kol kola girmiş uzun bir sıra oluşturmuş yürüyordu. Ardında ise çeşitli siyasi partiler, sendikalar, sivil toplum örgütleri ve binlerce vatandaş vardı. Kortejde önce AK Parti’nin kurucularından Fatma Bostan Ünsal ve AK Parti eski milletvekili Faruk Ünsal’la karşılaştım. Ünsal, sohbetimizde “Toplumun taleplerini dile getireceği iki yer vardır. Biri basın, diğeri sokak. Basın tamamen iktidarın eline geçtiğinden bize de sokak kaldı” diyor. Yanlarında ise HAS Parti’nin kurucularından Cihangir İslam var. KHK ile üniversiteden atılan İslam, “Tüm mazlumlar ve mağdurlar için, işlerinden atılan akademisyenler için buradayım” diyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.