Ana içeriğe atla

İran’ın tehdit algılarını şekillendiren 6 faktör

ABD ve bölgesel müttefikleri, İran’ın yayılmacı politika izlediğini iddia eden klişe söylemeleri tekrarlamak yerine İran’ın tehdit algılarının nereden kaynaklandığına daha yakından bakmalı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Iranian soldiers march during a parade marking the country's Army Day, on April 18, 2017, in Tehran. / AFP PHOTO / ATTA KENARE        (Photo credit should read ATTA KENARE/AFP/Getty Images)
Tahran’da Ordu Günü’nde düzenlenen geçitte yer alan askerler, 18 Nisan 2017 — GETTY/Atta Kenare

İran’ın Orta Doğu’da hegemonya kurmak istediği ABD’deki siyasi çevrelerde ve ABD’nin müttefikleri arasında oldukça yaygın bir algı. İsrail ve başka bazı bölgesel ülkeler İran’ın “Pers İmparatorluğu’nu canlandırmak” istediğini sıklıkla dile getiriyor. İranlı yetkililer bu tip iddialara “gülünç” diyerek geçebilir ancak İran’ın bugün bölgesel rakipleri ve ABD’yle yaşadığı gerilimin temelinde bu algının yattığını kabul etmek önemli.

Dillere pelesenk olan hegemonya iddialarının aksine İranlılar çağdaş tarihlerini dış güçlerin saldırganlığı karşısında bir güvenlik mücadelesinin tarihi olarak görüyor. 1979 İslam Devrimi’nden bu yana bir dizi olay ve faktör, Tahran’a ABD ile bölgesel müttefiklerinin İran’da rejimi değiştirmek ve ülkeyi parçalamak istediğini düşündürüyor. ABD Savunma Bakanı James Mattis’in geçtiğimiz günlerdeki açıklaması gibi açıklamalar bu algıyı besliyor. Mattis, ABD-İran ilişkilerinde ciddi bir düzelmenin olması için rejim değişikliği gerektiğini söylemişti.

İran’ın 1979’dan sonraki tehdit algısını altı temel faktörün şekillendirdiği söylenebilir.

Birincisi 1980’lerde yaşanan çalkantılardır. Bunların başında yüz binlerce insanın ölümüne, milyarlarca dolar maddi zarara neden olan İran-Irak Savaşı ve İran’ın Kürdistan ve Huzistan eyaletlerindeki ayrılıkçı ayaklanmalar geliyor. Bu krizlerin derinleşmesinde ABD ve Körfez ülkelerinin belirleyici rolü oldu. Ayrılıkçı unsurlara arka çıktılar, Saddam Hüseyin’e kanlı sonuçlar doğurma pahasına balistik füze ve kimyasal silahlar dâhil her türlü desteği sağladılar. Savaşın sonuna doğru ABD İran’a ait petrol platformlarına bizzat saldırılar düzenledi, hatta sivil bir İran uçağını düşürdü.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish