TAHRAN, İran — ABD ile İran arasındaki tebessüm diplomasisi sona erdi. ABD Başkanı Donald Trump İran’ın “bölgedeki istikrar bozucu faaliyetlerini, terörist vekillere verdiği desteği” engellemekten bahsederken eski klasik diplomasi bile artık seçenek olarak görünmüyor.
İran, ABD ve diğer büyük devletlerden diplomat ve uzmanların dünyanın farklı kentlerinde iki yıl boyunca yürüttüğü maraton müzakerelerle sağladığı nükleer anlaşmanın oluşturduğu zemin Trump tarafından zedelendi, İran meselesinde başa dönüldü. Temmuz 2015’te imzalanan Ortak Kapsamlı Eylem Planı, Tahran’la Washington arasında Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgesel krizlerde iş birliğinin zemini olarak görülüyordu.
ABD ve bölgesel ortakları ile İran arasında baş gösteren aleni husumet, ABD’nin yeni İran stratejisi ve nükleer anlaşmanın çöküş ihtimali bölgedeki gerilimi yeni bir boyuta taşıma beklentisi yaratıyor. Sadece bu bile bir dizi cephede tehlikeli olasılıkları gündeme getiriyor. Bunların başında siyasi ve askeri tansiyonun zaten yüksek seyrettiği Irak, Yemen, Suriye ve Lübnan gibi ülkeler geliyor. İran için net bir durum var: Trump, çoğunlukla Suudi Arabistan ve İsrail’le iş birliği yaparak İran’ın Orta Doğu’daki kazanımlarını engellemek istiyor.
İsminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan Devrim Muhafızları’ndan bir kaynak ABD ve ortaklarını kastederek şöyle diyor: “Başarısızlıklarından bir çıkış yolu bulmak için debeleniyorlar. Ne derlerse desinler Suriye ve Irak’ta üstünlüğü İran ele geçirdi. Suudi Arabistan Yemen’de çok kötü durumda, oradaki savaş uluslararası bir skandala dönüşüyor. İsrail de Lübnan veya Suriye sınırında Hizbullah’a müdahale etmeye kalkarsa kendisini nelerin beklediğini çok iyi biliyor.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.