İsrail ve Türkiye yine çarpışma rotasına girmiş durumda. Resmi neden bu kez Gazze’deki abluka veya Filistin’le İsrail arasındaki diplomatik barış süreci değil, Tapınak Tepesi (Harem-i Şerif). İsrail Güvenlik Kabinesi’nin önümüzdeki toplantılarından birini Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Tapınak Tepesi’ndeki faaliyetlerine ve burada artan etkisine ayırması bekleniyor. Erdoğan bu etkiyi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) başta olmak üzere kaynak sağladığı kamu yararına çalışan kuruluşlar üzerinden sağlıyor.
Türkiye’nin Tapınak Tepesi’ndeki faaliyetleri Şin Bet ve polis dâhil tüm İsrail güvenlik teşkilatını kaygılandırmakla kalmıyor, Tapınak Tepesi için rekabet eden Ürdünlüleri, Filistinlileri, Mısırlıları ve hatta kralları VI. Muhammed’i kutsal mekânların koruyucusu addeden Faslıları bile rahatsız ediyor. İsrail’in edindiği istihbarata göre Erdoğan, rakiplerini alt ederek bütün İslam âlemi adına “Harem-i Şerif’in koruyucusu” sıfatını kapmaya çalışıyor. Bu planları bozması beklenen ilk taraf da her zaman olduğu gibi İsrail.
İsrail ile Türkiye arasındaki gerginlik 2016’daki normalleşme anlaşmasının ardından bir nebze düzelmişti. Anlaşma kapsamında İsrail, Mavi Marmara gemisinde öldürülen kişilerin ailelerine 21 milyon dolar tazminat ödemiş ve özür dilemişti. Büyükelçiler Ankara ve Tel Aviv’deki görevlerine dönerken kriz geride kalmış gibi görünüyordu.
Ancak Erdoğan Türkiye’deki 24 Haziran seçimleri öncesinde İsrail’e yönelik çıkışlarında tonunu giderek yükseltmeye başladı. İsrail Kabinesi’nin kıdemli bir üyesi kimliğinin açıklanmaması kaydıyla seçimler öncesinde Al-Monitor’a şöyle demişti: “Erdoğan’ın seçim gündemini Türk Lirası’nın çöküşünden başka bir yöne, dışarıdaki bir şamar oğlanına çekmesi lazım ve doğal olarak bizi buldu.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.