Kral Selman Bin Abdül Aziz El Suud’un 2015’te tahta çıkmasının ve oğlu Muhammed Bin Selam’ı önce savunma bakanı ardından da veliaht prens olarak atamasının ardından Suudi Krallığı sorunlu bölgede zorlu dış politika seçimleriyle karşı karşıya kalıyor. Suudiler birkaç istisna dışında bir yanlış karardan diğerine savruluyor, bunun son örneği Kanada skandalı. Riyad’ın dengesiz diplomasisi Suudi Krallığı’na zarar veriyor.
Yeni yönetimin ilk ve en kötü seçimi ise Yemen’deki iç savaşa müdahale etme kararı. İran’ın Yemen’de hakimiyet kurmasından korkan deneyimsiz Suudi liderliği panikledi. Şii Husiler ele geçiremedikleri son kale olan Aden’in kapılarındaydı. Bunun üzerine başlatılan Kararlı Fırtına Harekâtı ise modern zamanların en büyük insani felaketine yol açtı.
Harekât kapsamında bu hafta düzenlenen bombardıman sırasında bir okul servisinin hedef alınması Suudi öncülüğündeki koalisyonun bu yoksul ve geri kalmış ülkeye hava saldırıları düzenlerken sivil kayıpları engellemekte ne kadar zorlandığının önemli bir göstergesi.
Birbiri ardına göreve gelen iki Amerikan başkanının Yemen savaşı konusunda hemfikir olması ve Suudi koalisyonuna siyasi ve askeri destek vermesi ise ülkemiz için kara bir leke. Aynısı İngiltere için de geçerli. Birleşmiş Milletler’e göre sonu görünmeyen savaşın Arap dünyasının en yoksul ülkesi için topyekun bir yıkımla sonuçlanması kuvvetle muhtemel.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.