Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın Suriye’nin büyük bölümünde kontrolü sağladığı ve isyancıların son kalesi İdlib’e taarruza hazır göründüğü şu günlerde merak uyandıran sorulardan biri, savaş bittikten sonra Hizbullah’ın nasıl bir yol izleyeceği. İran destekli bir Şii örgütü olan Lübnan Hizbullahı, Suriye iç savaşına 2015’te etkili bir şekilde müdahil oldu, sıkışan Esad güçlerine destek sağladı.
Rusya’nın Esad’a desteği her geçen gün önemli sonuçlar doğuruyor. ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 16 Temmuz’daki Helsinki zirvesinin ardından Rusya ve İsrail, İranlı güçlerin İsrail sınırının 85 kilometre uzağına çekilmesi konusunda anlaşmaya vardı. Rusya, Fransa ve Almanya’nın katılımıyla Türkiye’de yapılması planlanan görüşmeler bir mutabakata yönelik görünüyor. Bu jeopolitik değişimler, Suriye’de Hizbullah dâhil çeşitli aktörler için önemli sonuçlar yaratacak.
Örgüt hakkında bir kitabı da bulunan Hizbullah uzmanı Nicholas Blanford, Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmede “Hizbullah iç savaşın sonuna kadar muharip rolünü sürdürecek, ‘mızrağın ucu’ olarak hareket etmeye devam edecek” dedi.
Lübnan’da yaşayan gazeteci Kasım Kasır ise şöyle konuştu: “Suriye’de herkes siyasi çözüm istiyor, İdlib’de çatışma olmaması için görüşmeler yapılıyor. Bu görüşmeler sonuç verirse – ki bunun için cihatçı yapılar dâhil İdlib’deki bazı grupları dize getirmek lazım – yeni taarruzların olmamasına bağlı olarak Hizbullah’ın Suriye’deki savaşçı sayısı önemli oranda azalabilir.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.