Türk parasının aşırı değer kaybetmesi karşısında fiyat artışları ve sermaye kaçışını önlemek için “eli sopalı” mesajlar veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisini “ekonominin çarı” pozisyonuna yükselten kritik bir adım attı. Olağanüstü Hal rejiminin geçerli olduğu dönemde, 19 Ağustos 2016’da kurulan Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) başkanlığına kendisini atadı. Fondaki ikinci koltuk da yabancıya gitmedi: Erdoğan’ın damadı Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak başkan vekili oldu.
Erdoğan kamuya ait en stratejik şirketlerin bağlandığı fonun başına geçerek ve vekil sıfatını damadına vererek ekonomide sıra dışı bir yetki ve sorumluluk üstlenmiş oldu.
Fonun Türkiye ekonomisindeki yerini görmek için fona devredilen şirketlerin listesine bakmak yeterli: Ziraat Bankası, Boru Hatları ile Petrol Taşıma (BOTAŞ), Türkiye Petrolleri (TPAO), Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT), Borsa İstanbul, uydu haberleşme-kablo TV şirketi TÜRKSAT, Eti Maden, çay işletmeleri ÇAYKUR, Türkiye Denizcilik İşletmeleri (TDİ), Türk Hava Yolları (yüzde 49,12), Halkbank (yüzde 51,11), Türk Telekom (yüzde 6,68), Milli Piyango ve Devlet Demiryolları İzmir Limanı.
Dünyada örnekleri görülen varlık fonlarının amacı bütçe fazlası veren gelirlerin bir kısmını ülke vatandaşlarının geleceği için rezerve etmek. Bu konuda Suudi Arabistan, Norveç, Katar ve Rusya gibi petrol ve doğalgaz gelirleri olan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye’deki durum epey standart dışı. Türkiye’nin ne enerji geliri var da ne de bütçe fazlası.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.