Türkiye ekonomisi ağır bir krize doğru ilerliyor. Bunu hem iç hem dış gözlemciler dile getiriyor, Fitch, S&P, Moody’s gibi uluslararası derecelendirme kuruluşları yatırımcıları kırılganlıklar, riskler konusunda uyarıyor. Türkiye ekonomisi altı çeyrek üst üste yüksek büyüme hızları gerçekleştirmiş olmanın ardından önce durgunluk, sonra küçülme yönünde yol alıyor. Bütün öncü göstergeler, temmuz ayından itibaren ekonomide durgunluk ve küçülmenin işaretlerini veriyor.
Öteden beri dünyanın en adaletsiz gelir dağılımına sahip ülkelerinden biri olan Türkiye’de her kriz dönemi, özellikle alt sınıfların yeniden yoksullaştıkları sonuçlar yaratır ve bu kitleler ilk seçimlerde iktidar partisi karşıtı oy kullanarak tepkilerini dışa vururlar.
Türkiye, son seçimlerini 24 Haziran’da yapmış olmasına rağmen seçmenlerin yarısı bu seçimde geçim şikâyeti yüklü oy kullanmadılar. Ancak, o seçim tarihinden bu yana hava hızla dönmüş bulunuyor. Sadece son üç ayda yükselen enflasyona, döviz fiyatlarında sert tırmanışa, art arda gelen şirket iflaslarına, bankaların borçluları sıkıştırmalarına, gelecek ile ilgili belirsizliklere karşı memnuniyetsizlik hızla arttı.
AKP rejiminin medyayı ve yargıyı ağırlıkla kontrol altında tutması, yeni cumhurbaşkanlığı sistemi ile daha baskıcı bir devlet kurması gibi etkenler tepkilerin dışa vurulmasını, protestolar ile ortaya konulmasını önlüyor ama dipten dibe homurtular çoğalıyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.