İran’ın Irak’la ilişkileri genişletme ve bu ülkede nüfuz kazanma siyasetinin dayandığı mantık, ilk bakışta jeopolitik güç aktarımı olarak görülebilir. Ancak son yıllarda ve özellikle ABD yaptırımlarının yeniden başlamasıyla İran, Irak’ta jeoekonomik hedeflere de odaklanmaya başladı. İran bu doğrultuda Irak pazarından, büyük ekonomik projelerden aldığı payı büyütmeye çalışıyor, altyapı gelişiminde Irak’a katkıda bulunuyor.
2003’te ABD öncülüğünde gerçekleşen işgalin Irak’ta yarattığı boşluk, İran’ın Irak’la stratejik ilişkiler geliştirmesine önemli bir alan sağlamıştı. Şimdi de Trump yönetiminin yaptırımları paradoksal bir şekilde İran’ın Irak’ta jeoekonomik menfaatlere yönelmesine katkıda bulunuyor.
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in ocak ayında iş insanlarından oluşan büyük bir heyetle Irak’a gitmesi ve ekonomik ilişkilere odaklanması, İran’ın jeoekonomik iddialarını yansıtan bir örnek oldu. Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin önümüzdeki günlerde gerçekleştireceği Irak ziyaretinin de yine ekonomik ilişkilere yoğunlaşması bekleniyor.
2018 yılının 21 Mart-20 Aralık döneminde İran petrol dışı ihracatının yüzde 20.7’sini Irak’a yaptı. Irak bu açıdan Çin’in önüne geçti. Oysa Çin pazarı uzun süre İran’ın petrol dışı ihracatında açık arayla birinci olmuştu. Bahsi geçen dönemde Irak’ın İran’dan ithalatı 2017’nin aynı dönemine göre yüzde 48 artmış oldu. Bu rakamlar, İran’ın Irak’la jeoekonomik ilişkilerinde önemli bir artışı yansıttığı gibi İran’ın genel dış ticaretinde de yükseliş trendine işaret ediyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.