Ana içeriğe atla

Çin’in büyük şirketleri de İran’ı terk ediyor

Amerikan yaptırımlarının etkisini olabildiğince hafifletmeye çalışan İran, yüzünü giderek Çin’e çeviriyor ama Çin de ABD’nin kırmızı çizgilerini aşmamaya özen gösteriyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Iranian Foreign Minister Mohammad Javad Zarif (L) and his Chinese counterpart Wang Yi iduring their meeting at the Diaoyutai State Guesthouse in Beijing, China February 19, 2019. How Hwee Young/Pool via REUTERS - RC12EA87AC90
Pekin’deki Diaoyutai Devlet Konukevi’nde bir araya gelen İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ve Çinli mevkidaşı Wang Yi, 19 Şubat 2019 — How Hwee Young/Pool via REUTERS

Çin halen İran’ın birinci ticaret ortağı, önde gelen petrol alıcısı, kritik teknoloji tedarikçisi, önemli bir siyasi müttefiki ve resmi adı Ortak Kapsamlı Eylem Planı (OKEP) olan nükleer anlaşmaya bağlılığını koruyan bir imzacı. Tüm bunlar, Çin’i İran'ın “Doğu’ya Bak” doktrininde giderek daha merkezi konuma getiriyor. İran, önemli bir dış politika stratejisi olan “Doğu’ya Bak” doktrinini ABD’nin mayıs 2018’de nükleer anlaşmadan çekilmesinden sonra aktif bir şekilde uygulamaya başladı.

Üst düzey bir İran heyetinin geçtiğimiz günlerde Pekin’e yaptığı ziyaret, İran ekonomisi Amerikan yaptırımlarından ağır darbeler alırken Çin’e ne kadar bel bağlandığını gösteriyor. Heyette meclis başkanı, ekonomi, petrol ve dışişleri bakanları, Merkez Bankası başkanı ve kıdemli milletvekilleri vardı.

Görüşmelerde Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, bölgesel ve küresel gelişmeler ne olursa olsun Pekin’in İran’la olan Kapsamlı Stratejik Ortaklığı’na bağlı kalacağı konusunda Meclis Başkanı Ali Laricani’ye güvence verdi. Çin’in İran heyetini, İran’ın başlıca bölgesel rakibi ve düşmanı Suudi Arabistan’ın Veliaht Prensi’nden önce ağırlaması da Çin’in Orta Doğu politikasında İran’ın konumuna ışık tutuyor.

Ancak fiiliyatta Çin-İran ilişkileri ikili değil daha çok üçlü ilişkiler şeklinde seyrediyor. Belirleyici üçüncü taraf rolünü sürdüren ABD, Çin-İran ilişkilerine fiilen yön veriyor. Pekin ve Tahran ABD’nin jeopolitik stratejileri karşısında işbirliği zemini bulmuş olsa da ABD’nin baskısı iki ülkenin ekonomik ilişkilerini zayıflatıyor. ABD’nin OKEP’ten çekilmesi ve Çin’le açık bir ticaret savaşına girmesiyle Tahran-Pekin ilişkilerindeki Amerikan etkisi daha da karmaşık bir hal aldı.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish