Irak’ta Haşdi Şabi olarak da bilinen Halk Seferberlik Birlikleri’ne (HSB) bağlı gruplar İran’la yakınlıkları nedeniyle birer birer ABD’nin terör listesine alınırken, Tahran’ın Irak dosyasını Devrim Muhafızları’ndan alıp Dışişleri Bakanlığı’na vermeye yöneldiği bildiriliyor.
İran’ın böyle bir değişikliğe gitmesi farklı kaygılardan kaynaklanmış olabilir ama bunların en önemlisi, tam teşekküllü bir güvenlik birimine dönüşmeye çalışan HSB’yi korumaktan başkası olamaz. Nitekim ABD İran yönetiminden Irak’taki milislere desteğini kesmesini açıkça talep ediyor. Bu talep, İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması için Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun saydığı 12 koşuldan biriydi.
İran’daki tutucu ve reformcu kamplar yaptırım krizine yol açan sebepleri ve bu durumu aşmanın yollarını tartışmaya devam ediyor. Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in 25 Şubat’taki istifa açıklaması da Velayet-i Fakih kurumuna (Dini Lider Ali Hamaney) ve onun dış ilişkileri yönlendirmesine karşı bir protesto olarak okunabilir. Zarif’in görevde kalmayı kabul etmesi ise Hamaney’in Devrim Muhafızları’na dış ilişkilerdeki kontrolü Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani yönetimi lehine bıraktırması ve Ruhani’ye dış ilişkileri yürütme ve geliştirme konusunda daha geniş yetki vermesinin sonucu olarak görülebilir.
Bu durum Irak’ın en yüksek Şii dini otoritesi olan Ali El Sistani’yi de memnun etmiş görünüyor. Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ile görüşmeyi defalarca reddetmiş olan Sistani, Ruhani’yle Necef’teki konutunda görüşmeyi kabul etti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.