DERİK, Suriye — Loş bir oda, sıra sıra ranzalar ve üzerlerinde bağdaş kuran ya da ayaklarını uzatan erkekler… Kimisi sigara içiyor, kimisi bir şeyler okuyor. Bazıları ise ahenkli bir şekilde ileri geri sallanarak dualar mırıldanıyor. Pembe battaniyeler kasvetli ortamla büyük bir tezat oluşturuyor. Yüzünde gözlükler ve bir tutam sakal olan solgun, ince bir adam, hücrenin demir kapısındaki ızgaradan kısaca bakmasına izin verilen Al-Monitor muhabirine bıçak gibi keskin bir bakış fırlatıyor. Dağıstanlı olan bu kişi, kuzeydoğu Suriye’deki Derik Merkezi Terörist Cezaevi’nde bulunan diğer tutuklular gibi İslam Devleti (İD) saflarında savaşmış.
Al-Monitor, yüksek güvenlikli hapishaneye giriş izni alan ilk Batılı medya kuruluşu oldu. Hapishane, kuzeydoğu Suriye’de Kürtlerle beraber İD’e karşı savaşan ABD önderliğindeki koalisyonun korumasında İngiltere büyüklüğünde bir bölgeyi kontrol eden Kürt yönetiminin idaresinde.
2014’ten beri hapishaneyi yöneten Murad Ser Al-Monitor’a bilgi verirken “Ele geçirilen savaşçıların tutulduğu ana merkez burası. En tehlikeli teröristler burada” diyor. Depodan dönüştürülen hapishanede 400 civarında İD savaşçısı bulunuyor. Ser eliyle hayali bir yerküre çizerek “Kanadalılar, Avrupalılar, Çinliler, Suudi Arabistanlılar, Tunuslular, Libyalılar, Ruslar, Türkler, Faslılar, başka pek çok milliyetten kişiler var” diyor. Tutuklulara 400 güvenlik görevlisi nezaret ediyor.
Ele geçirilen yabancı savaşçıların ne olacağı meselesi giderek sıkıntılı bir hâl alıyor. Zira Batılı hükümetler kendi vatandaşlarını geri almayı reddediyorlar. Tek başına bu sorunla baş edemeyeceğini söyleyen Suriyeli Kürt yönetimi ise tutsakların yargılanmak üzere kendi ülkelerine götürülmesini veya kuzeydoğu Suriye’de kurulacak uluslararası bir mahkemede yargılanmasını istiyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.