Türkiye, Irak’taki Türkmenleri yeniden nüfuz siyasetinin merkezine koymaya çalışırken “benden olan” ve “benden olmayan” Türkmen tuzağına düşüyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun 28-29 Nisan’daki Bağdat ve Erbil ziyaretleri tüm Türkmenleri kapsama iddiasından epey uzaklaşıldığını gösterdi.
Çavuşoğlu’nun Bağdat’ta Türkmenlerle buluşup Irak Hükümeti’ne ‘Türkmenlere yer açılması” telkininde bulunması “unutulmuş” hissiyatı içindeki Türkmenler arasında olumlu karşılandı. Ancak iyimser tablo Erbil’de dağıldı. Kürdistan Parlamentosu’nda beş Türkmen vekilden dördü Çavuşoğlu’nu karşılama protokolü ve Irak Türkmen Cephesi’ndeki (ITC) buluşmadan dışlandı. Bu ambargonun boyutları, bazı Türkmenlere Türkiye’ye giriş yasağı getirildiği ifşaatıyla biraz daha netleşti.
Çavuşoğlu’nun Erbil temaslarının yankıları sürerken Türkmen Reform Partisi Başkan Yardımcısı Muna Kahveci, Türkiye’nin kendisine seyahat yasağı koyduğunu açıkladı. 18 Şubat 2019’da Kürdistan Parlamentosu başkan yardımcılığı görevini de üstlenen Kahveci’nin karşılaştığı yaptırımın nedeni, 2017’deki Kürdistan’ın bağımsızlığı referandumuna destek olması ve Türkiye’nin Afrin’e müdahalesi hakkında eleştirel ifadeler kullanması.
Seyahat ambargosunda Muna Kahveci yalnız değil. Al-Monitor’un edindiği bilgilere göre Türkmen Reform Partisi Başkanı Abdülkadir Bezirgan, Türkmen Kalkınma Partisi Başkanı ve Milletvekili Muhammed İlhanlı da dahil bazı Türkmen siyasetçilere de vize verilmedi. Kahveci sorunun hükümetin tutumundan ziyade ITC’nin yanlış yönlendirmesi ve Erbil Başkonsolosluğu’nun özel tutumundan kaynaklandığını düşünüyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.