Türkiye’de 17 yıldır iktidarda tek başına bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), son bir yıldır hızla kan kaybediyor ve bu kayıpta ekonomi en önemli etken. Krize giren ekonomiyle AKP karşısında muhalefet partileri güçlendi ve yerel seçimleri kazanmalarında seçmenin ekonomik şikayetleri önemli bir etken oldu.
Kriz, AKP içinde ne zamandır beklenen bir yeni parti doğumunu da kolaylaştırdı. AKP’de yıllarca ekonominin dümeninde duran 2015’ten sonra ise uzak tutulan Ali Babacan, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün desteğiyle bir parti kurmak üzere kolları sıvadı. Sarsılan ekonomi, Babacan’ı siyaset sahnesine çeken en önemli etken oldu denebilir ve şimdi bu girişimin ete kemiğe bürünmesi, ekonominin iç ve dış aktörlerinin, iş dünyası örgütlerinin desteği ile ilerleyecek gibi görünüyor.
AKP içinde örtülü bir didişme olduğu öteden beri biliniyor ama Erdoğan’a muhalif olarak ortaya çıkmaya kimsenin cesaret edemediği, çıkmak isteyenlerin de ağır baskıya maruz kaldığı görülüyor. Nitekim 2018 cumhurbaşkanlığı seçimleri için özellikle CHP üst yönetimi, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ismi üstünde fikir egzersizi yaparken, Gül’ü engelleme girişimi hiç de nazikçe olmadı. Gül, adaylık için nabız yoklarken evine eski Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar helikopterle iniş yaptı.
Gül, siyaset sahnesine cumhurbaşkanı adayı olarak çıkamadı ama yeni parti kurma girişimlerinin de dışında kalmadı. Özellikle ekonomideki kötü gidişat ile 1967 doğumlu ekonominin eski kaptanı Ali Babacan öne çıkarılarak yeni bir merkez sağ partinin temelleri atılmaya başlandı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.