Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı stratejik hava savunma sistemi S-400’lerin ilk ünitelerinin 12 Temmuz’da başlayan nakli, bu silahların ne tür bir tehdit algılaması sonucunda ve neden tedarik edildiğini anlamamıza yardımcı olabilecek bazı önemli sembolizmler içermekteydi. Bunların önem sırasını azdan çoğa doğru şöyle tespit etmek mümkün:
Birincisi, S-400’lerin tesliminin, Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki Fetullahçı şebekelerin baş rolünü oynadığı 15 Temmuz 2016 başarısız darbe girişiminin üçüncü yıldönümünden üç gün önce başlayıp devam etmesiydi. Bu bir rastlantı olamazdı. Teslimatın Temmuz 2019’da başlaması Ankara’nın talebi üzerine kararlaştırılmış ve duyurusu 3 Nisan 2018’de yapılmıştı.
S-400’leri kullanacak Türk askeri personelin eğitimi Rusya’da halen sürmekte ve sistemin aktif duruma getirilmesi için Nisan 2020 tarihi telaffuz edilmekte iken, taşıyıcı araçlardan oluşan unsurların Rus nakliye uçakları ile Türkiye’ye havadan ulaştırılması, herhangi bir acil askeri durumun varlığıyla açıklanamazdı. Sistemin füzelerinin bilahare deniz yoluyla intikal ettirileceği zaten biliniyordu. S-400 ünitelerini taşıyan Rus nakliye uçaklarının, 15 Temmuz darbe girişimi yıldönümünün birkaç gün öncesinden başlayarak bir Türk askeri havaalanına inmeleri, Türkiye’nin dünyadaki yerinin değiştiğini işaret eden bir bayrak gösterisiydi.
Bir başka önemli işaret, Rus nakliye uçaklarının başkent Ankara yakınlarındaki Mürted Hava Üssü’ne inişlerinin canlı olarak yayınlanmasıydı. Türkiye’nin jeopolitik konumunun ve ittifaklarının değiştiğini sembolize eden bu büyük olay dünya tarafından görülsün isteniyordu. Bir silah sistemi ithalatının TV ve internet haber kanallarından canlı yayınlanması, dünyada eşine az rastlanır bir durumdur.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.