Türkiye ekonomisi son üç çeyrek ya da mevsim boyunca küçüldü. Buna temmuz-eylül dönemini içeren çeyreğin de eklenmesi muhtemel. Böylece son 12 ayda, bir önceki zaman dilimine göre küçülen bir ekonomiden söz ediyor olacağız.
Bu küçülme, ağırlıkla yatırımların yere çakılmasından ileri geldi, bunu hane halkı harcamalarının yani özel iç talebin gerilemesi etkeni izledi. Ama ekonominin daha derin bir kriz yaşamasını da iki değişken önledi. Bunlardan biri devletin harcamalarını artırması, diğeri ise içeride daralan talep karşısında dışarıya mal satmak, daha çok turizm cirosu yapmak oldu.
Ne var ki bu küçülmeyi telafi edici ihracat ve turizm faaliyeti mercek altına alındığında, bunun fiyat kırarak, ucuza mal ve hizmet satarak gerçekleştirilmiş bir performans olduğunu, dolayısıyla, literatürdeki adıyla “yoksullaştırıcı” ihracat ve turizm olduğunu görmek gerekiyor.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) yönetimi, açıkça kriz olan bu konjonktüre bir türlü “kriz” deme samimiyetini gösteremedi. Ama sonuç olarak Türkiye ekonomisi milli gelirin son 12 ayda yüzde 1,1 küçüldüğü bir ekonomidir ve dolar üstünden büyüklüğü 722 milyar dolara inmiştir. Oysa 2013 yılında 950 milyar dolarlık bir ekonomi olarak ölçülmüştü.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.