Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan 11 Aralık’ta yaptıkları telefon görüşmesinde Suriye ve Libya’daki durumu ele aldılar. Görüşme, Libya’da baş gösteren anlaşmazlıkları görüşmek üzere Türk tarafının talebiyle gerçekleşti.
Bundan kısa süre önce Erdoğan, Türkiye’nin Libya’ya asker göndermeye hazır olduğunu söylemişti. Erdoğan şu ifadeleri kullandı: “Şu anda (Libya’da) Rusya'dan Wagner denilen bir güvenlik şirketi söz konusu. Bu şirket oraya güvenlikçilerini göndermiş vaziyette. Eğer Libya bizden böyle bir talepte bulunursa, hele hele bu askeri güvenlik anlaşmasını yaptıktan sonra, biz oraya da aynı şekilde elemanlarımızı (…) gönderebiliriz.”
Erdoğan ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başbakanı Fayiz Sarrac arasında deniz sınırları ve güvenlik işbirliği konularında 27 Kasım’da imzalanan mutabakatlar, Moskova’da rahatsızlık yarattı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Libya’daki çözüm arayışları kapsamında Berlin’de yapılması planlanan uluslararası toplantıya dönük hazırlıkların bu mutabakatlar yüzünden “aksayabileceğini” vurguladı.
Moskova’nın bu tutumu bir endişeye işaret ediyor: Türkiye’nin Trablus’taki hükümete verdiği askeri destek, Berlin toplantısı öncesinde Libya Ulusal Ordusu (LUO) komutanı Halife Hefter’in elini güçlendirmeye çalışan Rusya ve diğer Hefter destekçilerinin çabalarını baltalayabilir.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.