ERBİL, Irak — Türkiye’nin kuzeydoğu Suriye’de 9 Ekim’de başlattığı harekâtın amacı, Suriyeli Kürtlerin azimle inşa ettiği özerklik projesini çökertmekti. Kısmen de olsa bu amaç hasıl oldu. Kürtlerin Amerikalı hamileri Türkiye sınırında bir zamanlar Halk Savunma Birlikleri (YPG) ile beraber kontrol ettikleri hattan çekilirken, Türkiye Resulayn ile Tel Abyad’ı ve arada kalan bölgeyi ele geçirdi. Böylece, nüfuzları ağırlıkla Kürt olan kasabalar arasında bağlantı kesilmiş oldu. Türk topçu ateşi siviller arasında can almaya devam ederken, Türkiye destekli Arap gruplar savaş suçları işliyor. Suriyeli Kürtlerin geleceği hiç bu kadar belirsiz görünmemişti.
Ancak harekâtın hiç hesapta olmayan ve gözden kaçan bir etkisi oldu: YPG’nin siyasi kolu Demokratik Birlik Partisi (PYD) ile Kürt Ulusal Konseyi’nde toplanan rakip Kürtler arasında uzlaşı girişimleri yeniden canlandı.
Kürt Ulusal Konseyi’nde fiili dışişleri bakanı olan Kâmran Haco Al-Monitor’a verdiği mülakatta üst düzey konsey yetkililerinin 25 Ekim’den bu yana YPG hâkimiyetindeki ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) komutanı Mazlum Kobane ile bir kez, Redur Halil önderliğindeki kıdemli SDG temsilcileriyle de iki kez görüştüklerini teyit etti.
Daha da önemlisi görüşmeler SDG’nin isteğiyle gerçekleşti. SDG, yetersiz ve zayıf bir yapı olarak gördüğü Kürt Ulusal Konseyi’ni yıllardır dışlıyordu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.