Sansasyonel “Kanal İstanbul” projesi ile birlikte Türkiye gündemini işgal eden "yerli marka oto"ya ilişkin tartışmalar bir süre daha devam edecek gibi görünüyor.
Coğrafi avantajının da etkisiyle Ford, Mercedes, Renault, Toyota, Hyundai, Fiat gibi dünya devi birçok otomotiv üreticisi için bir üretim üssü konumuna gelen Türkiye'de 1990’larda yılda ancak 300 bin olan otomobil üretimi, özellikle AB için üretimin Türkiye'ye kaydırılmasıyla yılda yaklaşık 1,3 milyon adet kapasitesine ulaştı. İhracata dönük otomotiv sektörü, ihracattaki yüzde 18 payıyla ilk sırada duruyor ve kökleri Türkiye’de olan tekstil-giyim sanayiini bile bir hayli geride bırakmış durumda.
Küresel otomotiv değer zincirinden Türkiye, iç pazarın yanında, otomotiv yan sanayiinin de katkısıyla yılda ortalama 30 milyar dolarlık ihracat geliri elde ediyorken, AKP'nin "Türk marka otomobil yatırımı" diye tutturması, ekonomik olmaktan çok siyasi-ideolojik bir motivasyona dayanıyor. Yılda sadece 175 bin adet elektrikli otomobil üretim kapasitesi iddiası taşıyan bu proje, Türkiye’nin dünya otomobil pazarında rekabet gücüne güç katmak, yeni teknolojik kapılar aralamak, dışsal ekonomiler yaratmak yönünden çok zayıf, hatta anlamsız bulunuyor ve “şan-şöhret” uğruna kamu kaynaklarının çarçur edilmesine yol açacağı için eleştiri oklarına hedef oluyor.
Özellikle 2018’in ikinci yarısında ve 2019’da ekonomide zor dönemler yaşayan, ekonomiyi yönetmede bir hayli zorlanan AKP, bu ekonomik türbülansta iş ve gelir kaybına uğrayan seçmenlerin hoşnutsuzluğundan oldukça endişeli. 2019’da yapılan yerel seçimlerde, başta mega metropol İstanbul ve başkent Ankara olmak üzere bir dizi önemli kentte iktidarı kaybeden AKP’yi, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın parti girişimleri de tedirgin ediyor. Dış politikadan, özellikle Suriye ve son olarak Libya operasyonlarından iç politikaya umduğu rüzgârı taşıyamayan AKP rejimi, sansasyonel projeleri gündeme taşıyarak “seçmen konsolidasyonu” sorununa çözüm arayışında. “Yerli ve milli oto markası” da bu bağlamda gündeme getirildi denilebilir.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.