Libya savaşının gölgesinde kalan Suriye’nin kuzeybatısındaki gerilimi düşürme bölgesinde kafa karıştırıcı gelişmeler yaşanıyor. Türkiye 5 Mart’taki Moskova Mutabakatı’ndan bu yana İdlib’e askeri sevkiyatları durdurmazken Suriye ordusu da artan oranda bölgeye güç kaydırıyor. Karşılıklı tahkimat yeni bir savaş ihtimalini gündeme getiriyor. Ancak muhalif kaynaklar, Türkiye ve Rusya arasında M-4 ve M-5 otoyollarının işleyişi ile ilgili yeni bir mutabakatın olduğunu, bu çerçevede otoyollarının yanı sıra Bab El Hava Sınır Kapısı’ndaki kontrolün de Ruslara bırakılabileceğini öne sürüyor.
Moskova Mutabakatı gereği M-4 otoyolunu açmaya çalışan Türk-Rus ortak askeri devriyesi, 22 Temmuz’da 22’nci denemesinde ilk kez Serakıp’ın batısındaki Tarnaba’dan Lazkiye kırsalındaki Ayn Hur köyüne ulaşarak tam tur atmayı başardı.
Muhalifler yolun açılmasından sonra Zaviye Dağı’ndan Cisr El Şuğur’a kadar olan güzergâhta kontrolün Ruslara bırakılacağını, buna karşın Türk ordusunun bölgedeki gözlem noktalarını koruyup Türkiye destekli milis güçlerini alana sokmayacağını söylüyor.
Ayrıca geçen şubatta Suriye ordusunun kontrolüne geçen M-5 otoyolunun Etarib üzerinden Bab El Hava Sınır Kapısı’na bağlanması ve burada da kontrolün Ruslara bırakılması yönünde bir planın olduğu iddia ediliyor. BM’de Rus-Çin vetosundan sonra Bab El Hava insani yardım için açık kalan tek sınır kapısı. Kapı Hayat Tahrir El Şam’ın (HTŞ) kontrolünde ve aylık getirisi 4 milyon dolar civarında. Geçen yıl 115 bin kamyonun giriş yaptığı kapıdaki işleyişten HTŞ’nin sivil ayağı Kurtuluş Hükümeti sorumlu. HTŞ’nin buradan vazgeçmesi için İdlib’de çok şeyin değişmesi gerekiyor. Türkiye’nin de bu tür bir adımı karşılıksız atması olası gözükmüyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.