Ana içeriğe atla

Saray yasaklıyor, rakı direniyor

Bir “büyük” rakının fiyatı asgari ücretin neredeyse yüzde 7’sine ulaşırken, özel tüketim vergileri içinde alkolden alınan vergilerin payı 2006-2019 döneminde ikiye katlandı.

ISTANBUL, TURKEY:  A shop keeper shows a legally produced Turkish Raki in Istanbul 03 March 2005. The deaths of nine people from bootleg liquor has sparked panic in Istanbul drinking establishments, with many bar owners blaming higher taxes on alcoholic beverages by a government with Islamist roots for the emergence of illegal liquor factories. AFP PHOTO/Mustafa Ozer  (Photo credit should read MUSTAFA OZER/AFP via Getty Images)

Türkiye’de, Tayyip Erdoğan liderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) rejiminin 18 yıllık iktidarını tanımlayan en önemli özelliklerden birisi, muhafazakâr, İslami yaşam tarzını topluma dayatması ve onun bir uzantısı olarak İslam’ın haram saydığı içkiye getirilen yasaklar. Rejimin 2013 sonrası koyulaştırdığı içki kısıtlamaları, özellikle milli içki rakının tüketimini kısmaya dönük uygulamalar, bütün engellemelere rağmen toplumda direnişlerle karşılaşıyor. 

Rakının yapımında kullanılan etil alkolün internet satışına yasak getiren, alkol ile ilgili ticari işlemleri daha çok Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kontrolüne alan yönetmelik değişikliğinin de çok işe yaramayacağı tahmin ediliyor. Öte yandan, kendi içkisini yapmaya ya da sahte içki üretmeye yönelenler ölümlere yol açıyor. Basına yansıyan haberlere göre ekim ayı içerisinde İstanbul, İzmir, Kırıkkale, Mersin, Aydın, Muğla, Trabzon ve Zonguldak’ta bu tür içkilerden ölenlerin sayısı 50’yi aştı.

Türkiye’nin yıllık yüzde 1,4’ü bulan nüfus artışına ve 2019’da 45 milyona yaklaşan yabancı ziyaretçi trafiğindeki tırmanışa rağmen alkol tüketimi önlem almayı gerektirecek kadar yüksek değil. Dünya Sağlık Örgütü’ne bildirilen verilere göre 2017’de Türkiye’de kişi başına içki tüketimi 1,3 litreden fazla değil ve bu, 2010’da kişi başına 1,5 litre imiş. Yani azalma eğiliminde. Avrupa genelinde kişi başına tüketimin 10 litrenin üstünde olduğu anımsandığında Türkiye’de sağlık, bağımlılık kaygılarıyla önlem almayı gerektirecek bir alkol alışkanlığı olmadığı ortada.

Gelin görün ki özellikle AKP’nin iktidarının onuncu yılından sonra, yani 2013 sonrasında toplumun yaşam tarzına müdahalenin en önemli ayaklarından birini, içki satışına yasaklar, içkili mekânların daraltılması, içki fiyatlarına ağır vergiler salınması oluşturdu. Özellikle resmi kutlamalarda içki fiilen yasaklanırken, bundan özel kutlamalar da etkilendi ve resepsiyonlarda, kokteyllerde içki ikram edilmedi. Sadece Anadolu’da değil, İstanbul, İzmir gibi merkezlerde bile içkili mekânlara sınırlamalar getirildi. Pandemi döneminde de kapatılmasına öncelik verilen yerler barlar, meyhaneler, içkili mekânlar oldu. 

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish