ANKARA -- Fatih C. (25), Marmara Üniversitesi iktisat mezunu bir genç. Başarılı geçen üniversite eğitimi sırasında birçok kurumsal şirkette staj yapmış. Mezun olduktan sonra çalıştığı şirketlerden çalışma saatlerinin fazlalığı ve kötü ücretlendirme sonucu ayrılmış. İŞKUR’a ise hiç başvurmamış; iş arayışını “arıyorum ama gönüllü şekilde değil” diye nitelendiriyor.
Al-Monitor’a konuşan Fatih, “İnsanlık onurunun dışında kalan şartlar sunuluyor. Şu anda geçimimi sağlamak için arkadaşlarıma website dizaynı yapıyorum. Elime fırsat geçse geleceğimi Avrupa veya ABD’de kurarım” diyor.
Türkiye’de genç işsizliği kronik bir sorun olarak giderek kemikleşiyor ve etkin önlemlerin ivedilikle alınmaması durumunda bu gençlerin psikososyal kopuşları toplumsal uyumu ve birlikteliğini tehdit etme riskini beraberinde getiriyor. Asıl soru ise Türkiye’nin gençlerini 21’nci yüzyılın mesleklerine ne oranda yönlendirdiği ve onlara her gün mantar gibi çoğalan tabela üniversitelerinin diplomalarını “iş garantisi” olarak sunmak yerine mesleki yetkinlikleri kazandırıp kazandırmadığı.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ekim dönemine ait son işgücü istatistiklerine göre Türkiye’de 15-24 yaş grubundaki her dört gençten biri (yüzde 24,9) işsiz. İş bulma umudunu kaybettiği için arayışını sonlandıran gençlerin de istatistiğe katılmasıyla birlikte bu rakamın yüzde 40’lara ulaştığı söyleniyor. Türkiye genelinde işsizlik aynı dönemde yüzde 12,7. Dolayısıyla işsizlik genç nüfus arasında çok daha fazla şekilde hissediliyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.