Pegasus Projesi olayı İsrail’in siber teknoloji ve istihbaratta lider ülke olarak edindiği şöhreti yeniden manşetlere taşıdı. Ancak şöhret ile skandal arasındaki çizgi Orta Doğu’da pek çok zaman ince ve bulanıktır.
Siber teknolojide bölgenin bir numarası, dünyanın da başat güçlerinden biri sayılan İsrail, MOSSAD’ın kabiliyetleri, “Birim 8200” diye anılan meşhur askeri istihbarat biriminin olağanüstü yaratıcı teknolojileri ve ülkenin siber uzmanlığı sayesinde dünya çapında bir “istihbarat deposu” olarak da görülüyor. Ancak son günlerde görüldüğü üzere işler bazen sarpa sarabiliyor.
İsrail’le ortaklık eden tüm ülkelerin bildiği gibi İsrail ittifaklar ve ilişkiler kurarken, güvenlik alanında işbirliği yaparken, hatta barış anlaşmaları imzalarken istihbarat sermayesini koz olarak kullanıyor. İsrail, kendi menfaatlerine zarar verecek bilgiler hariç başka ülkelerle istihbarat paylaşmakla kalmıyor, başka rejimlere yardımcı oluyor, çeşitli liderlere faydalı olacak tüyo ve bilgileri kamuoyuna sızdırıyor. Ürdün’ü örnek verecek olursak, medyaya son yıllarda yansıyan haberlere göre İsrail, suikastlar dâhil monarşiyi hedef alan bazı yıkıcı planların önlenmesinde Haşimi ailesine yardımcı oldu.
Çağımızda özellikle etkili olan bir istihbarat aracı var: Siber güç. Üst düzey İsrailli siber uzmanlarına göre İsrailli şirket NSO tarafından geliştirilen Pegasus casus yazılımının dünya çapında yarattığı skandalda hükümetin parmak izlerini görmek mümkün. Uzmanlar, İsrail’in siber kabiliyetlerini pazarlık kozu olarak kullandığına, Orta Doğulu ülkeler ile casus yazılım “alışverişi” yaptığına ve NSO’nun Pegasus yazılımının da buna dâhil olduğuna inanıyorlar.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.