Rusya ile ABD arasında bir tahterevalli tuzağına düşen Türk diplomasisi zorlu bir kulvarda ilerliyor. Moskova’yı kızdıracak hamlelerle ABD Başkanı Joe Biden’a yanaşmaya çalışan ama aradığı dostluğu bulamayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, New York’tan büyük bir hayal kırıklığı içinde döndükten sonra 29 Eylül’de Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin’in kapısını çaldı.
Soçi’ye eli oldukça zayıflamış halde giden Erdoğan, Putin’le baş başa görüşmesinin ardından ortak basın açıklaması yapmadan Rusya’dan ayrıldı. Zirve öncesinde Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov’un “İkili ilişkilerin başlamasından bu yana en kapsamlı gündem olacak” sözleri nedeniyle görüşmenin hem uzun hem çetin geçeceği öngörülüyordu. Suriye, Kafkasya, Libya, Afganistan, doğal gaz anlaşmaları, ikinci S-400 paketi gibi çetin konuların ele alındığı baş başa görüşme iki saat 45 dakika sürdü. Çeviri payı da hesaba katıldığında 19 ay sonra ilk yüz yüze görüşme beklenenden çok kısa sürdü. Ortak basın toplantısının düzenlenmemesi de Erdoğan’ın istediğini alamadığına işaret ediyor.
Rusya’ya karşı Amerikan, ABD’ye karşı Rus kartına oynamanın ilişkilerde hedeflenen dengeyi tutturmaya yetmediği Biden’ın göreve başladığı 20 Ocak’tan beri birkaç kez kendini kanıtladı. Rus karşıtlığının güç merkezleri Polonya ve Ukrayna’yla ilişkilere askeri boyut katan, Kırım’ın Rusya’ya iltihakını tanımayan, hatta Kiev’den daha fazla meseleyi gündemleştiren ve Karadeniz’deki dengeyi Ruslar aleyhine bozmak için Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni tartışmaya açan Erdoğan, Biden’la 14 Haziran’daki ilk yüz yüze görüşmesinden olumlu bir fotoğraf çıkarmayı başarmıştı. Bu başarıda, elde patlayan Kabil havaalanını koruma misyonuna talip olmanın etkisi büyüktü. Erdoğan, New York programının başında da Biden ile işbirliğini her alanda güçlendirmeye yönelik kararlılıklarını teyit ettiklerini açıkladı.
Ne var ki New York’ta Biden’dan randevu alamadığı gibi ayaküstü sohbet ya da aynı fotoğraf karesine girme fırsatı da bulamadı. Ve dönüşte kızgınlığını açığa vurdu: “Temennim odur ki iki NATO ülkesi olarak birbirimize hasmane değil, dostane davranalım. Ama gidişat pek hayra alamet değil. 19 yıllık yöneticilik hayatımda Amerika ile münasebetlerimde geldiğimiz nokta iyi bir nokta değil. Oğul Bush ile iyi çalıştım, sayın Obama ile iyi çalıştım, sayın Trump ile iyi çalıştım ama sayın Biden ile iyi başladık diyemem."
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.