Müslüman Kardeşler’in (İhvan) lider kadrosundan bir heyet, geçen nisanda, Türk hükümeti Kahire ile ilişkileri normalleştirirken kendilerini kamyonun altına atmasın diye Ankara’da temaslarda bulunurken örgütün vekil rehberi İbrahim Münir’in Türkiye’ye minnettarlığını iletmesi içeride kopan tufanın bir habercisiydi ama üzerinde durulmadı. Fakat Türkiye’nin güvenli sığınak olarak seçilmesinin İhvan’a iyi gelmediğini gösteren epey malzeme birikti. İstanbul ve Londra merkezli birbirine rakip iki diasporanın liderlik kavgası, İhvan’ın 2013’te Abdülfettah Sisi’nin darbesiyle yaşadığı trajik çöküşü biraz daha dramatik hâle getirdi. Artık “Kol kırılır yen içinde kalır” klişesiyle iç çelişkileri dışarıya sızdırmadan halledebilen rehberlik yeteneğinden söz edilemez.
Uzun süredir örgütün genel sekreterliğini yürüten Mahmud Hüseyin’in başını çektiği İstanbul cephesi ile 2020’de hapse atılan Mahmud İzzet’in yerine geçen Rehberlik Konseyi Başkan Vekili İbrahim Münir’in liderliğindeki Londra cephesi birbirini tasfiye etme savaşı verirken buna bir de gençlik cephesi eklendi.
Kahire mahreçli haberlere göre hapislerde sürünen İhvan gençliği, El Ezher Şeyhi Ahmed el Tayyib’e mektup yazarak yardım istedi. 2 Ekim tarihli mektupta gençler, Sisi yönetimiyle bir uzlaşma formülünün bulunması, yeni bir sayfanın açılması, çektikleri acılara son verilmesi, gerçeklikten kopan örgüt liderlerinin kavgasından uzak bir şekilde geleceklerinin kurtarılması ve sosyal hayata kazandırılmaları konusunda Ahmed’den arabuluculuk talep etti. Ağustos 2019’da gençler Sisi yönetiminden kendilerine ikinci bir şans verilmesini isteyen benzer bir mektup yazmıştı. İstanbul ve Londra’daki kadroları kendilerini unutmakla suçlayan gençlerin çıkışı, sadece nedamet gösterisi değil İhvan’dan kopuş ve Sisi yönetiminin meşruiyetini tanıma eğilimi olarak algılanıyor.
Ankara’nın Kahire ile yakınlaşma arayışının İhvan’daki iç kavgayı tetiklediği anlaşılıyor. Kahire ile istikşafi görüşmeler başladığında Türk hükümeti Mısır muhalefetinin İstanbul merkezli üç televizyon kanalına (El Şark, Vatan ve Mekamilin) ayar çekmişti. Bu minvalde siyasi program yapan Mutaz Matar, Muhammed Nasır, Heysem Ebu Halil ve Hamza Zobaa susturulmuştu. Haklarında mahkeme kararı olan Mahmud Hüseyin, Yahya Musa ve Alaa el Samahi gibi isimlerin Mısır’a iade edilebileceğine dair öngörüler ise tutmadı. Tabii bazı isimlerin Malezya, Britanya ve ABD gibi ülkelere geçtiği de öne sürülüyor. Radikal hareketleri araştıran Amr Abdulmunim’in tahminlerine göre Türkiye’de 3 bini eylemci 8 bin İhvan üyesi yaşıyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.