Rusya ve İran’la ikili pek çok sorunu içeren dosyalarla Tahran’a giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olumlu havaya rağmen somut neticelerle dönmedi. İkili ilişkileri esir alan sorunlar ciddiyetini korurken özellikle Suriye’ye yeni askeri harekât için aradığı yeşil ışığı göremedi.
Tahran buluşması hem Rusya lideri Vladimir Putin hem de İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ile gecikmiş bir yüzleşme zirvesiydi. Erdoğan, Ukrayna’da arabuluculuk girişimi çerçevesinde Putin’i Türkiye’de ağırlamak için defalarca girişimde bulunmuş ama oyalanmıştı. Tahıl koridoru konusunda dörtlü mekanizmada sağlanan ön mutabakat bu buluşmanın zeminini oluşturdu. Erdoğan’ın geçen aralıktan beri gündemde olan Tahran ziyaret ise iki kez ertelenmişti.
Erdoğan Tahran’a ağır bir gündemle gitti. İlişkileri bozan çok fazla faktör sıraya girdi. Suriye’de çatışan pozisyonlarının yanı sıra Irak’ta rakip blokları hükümete taşıma çabası bunların başında geliyor. Irak faslında Kerkük-Musul-Tel Afer hattında nüfuz savaşı, Tahran’ın Irak’taki askeri operasyonlarına karşı tutumu, Haşd el Şaabi’ye bağlı güçlerin Başika Üssü’nü bombalaması ve Şengal’de PKK ilintili Ezidi güçlere destek vermesi ayrışma konuları olarak öne çıkıyor. İlaveten Kürdistan gazının Türkiye üzerinden taşınması planıyla ilgili de örtülü bir kavga şekilleniyor.
Ayrıca Karabağ savaşından sonra İran ulaşım koridorları planıyla Ermenistan’la bağlantısının kopacağı korkusu yaşıyor. Yine Tahran Aras, Dicle ve Fırat nehirleri üzerindeki barajların su kıtlığı ve kuraklığa yol açtığı iddialarıyla Ankara’yı sıkıştırıyor. Tahran’ı Afgan sığınmacılara yol vermekle eleştiren Türkiye’nin sınıra duvar örmesi rahatsızlık yaratıyor. Ankara’nın İsrail-Arap eksenine İran karşıtı bir zeminde yakınlaştığı algısı ve İsraillilere suikast komplolarıyla ilgili Mossad-MİT işbirliği gerilim hattına ilave yük bindiriyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.