Lübnan'la sağlanan ateşkes anlaşması, İsrail'i, Gazze'deki çatışmalara da son verecek ve rehineleri özgürlüğe kavuşturacak bir anlaşma için Hamas'la görüşmeleri yeniden başlatmaya teşvik edebilir. Ancak Başbakan Benjamin Netanyahu koalisyon hükümetini ayakta tutmak adına savaşı sürdürmeyi de tercih edebilir.
Salı akşamı önce Netanyahu’nun, ardından da ABD Başkanı Joe Biden’ın duyurduğu anlaşmanın ilk 60 günlük safhasında Hizbullah militanlarının Litani Nehri'nin kuzeyine çekilmesi, İsrail askerlerinin bölgeden çıkması ve bölgenin kontrolünün Lübnan ordusuna geçmesi öngörülüyor. Anlaşmanın uygulanması ABD başkanlığındaki bir komite tarafından denetlenecek ve ABD’nin İsrail'e yazacağı bir mektupla İsrail'e meşru müdafaa hakkı tanınacak. Eğer Hizbullah militanları Lübnan'ın güneyine döner ve denetim mekanizması ile UNIFIL Hizbullah'ın burada yeniden örgütlenmesini engelleyemez ise İsrail'in harekete geçme hakkı olacak.
İsrail’deki Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nde kıdemli araştırmacı olan Carmit Valensi, Al-Monitor'a yaptığı değerlendirmede, “Anlaşmanın kuvvetli bir ivme yarattığı ortada, hatta bir yayılma etkisi bile görebiliriz” dedi.
Valensi sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir çatışmayı çözmeyi başardığımızda bir diğerine geçmek için kullanılabilecek siyasi ve diplomatik enerjiler üretmiş oluruz. Yedek askerlerin yoğun kullanımı dâhil İsrail ordusu üzerindeki ağır yükler, savaşın ekonomik etkileri, İsrail'in askeri operasyonlar uğruna uluslararası meşruiyetini kaybetmesi… Tüm bu etmenler Lübnan'daki savaşta olduğu gibi Gazze savaşında da fazlasıyla geçerli. Hatta meşruiyet meselesi daha da ciddi.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.