Trump’ın dışişleri bakanı seçimi İran’a karşı sert bir politikanın sinyali
ABD’nin müstakbel dışişleri bakanı Marco Rubio, İran konusunda şahin ve aşırı derecede İsrail yanlısı bir isim olarak tanınıyor.
WASHINGTON — ABD’de seçilmiş Başkan Donald Trump'ın dışişleri bakanı olarak Floridalı Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio’yu seçmesi, ikinci döneminde de İran'a karşı çatışmacı bir yaklaşım izleyeceğinin işareti.
53 yaşındaki Rubio, yıllardır Tahran ve bölgedeki vekillerine karşı daha sert bir politika için bastıran Cumhuriyetçi Parti teşkilatından geliyor. Eski Başkan Barack Obama’nın 2015’te İran'la sağladığı nükleer anlaşmayı sert bir dille eleştirmiş, 2018’de Trump'ın bu tarihi anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesine de destek vermişti.
Rubio, Trump'ın İran'a karşı ekonomik yaptırımlardan oluşan “azami baskı” kampanyasını da desteklemişti. Bu yaklaşım, İran’ı müzakere masasına döndürme amacına ulaşamadı ancak petrole bağımlı İran ekonomisinin belini bükmeyi başardı. Rubio geçtiğimiz aylarda İran'ın ihraç ettiği petrolü işleyen yabancı rafineri ve limanlara yaptırım uygulanmasını öngören ve Cumhuriyetçiler ile Demokratların birlikte hazırladığı yasa tasarısına da imza verdi.
Trump İran’la yeni bir anlaşma istiyor. Rubio eylülde yaptığı açıklamada bunun “teorik olarak” mümkün olduğunu ancak İran nükleer konuda ilerlemeye ve bölgesel teröre destek vermeye devam ettikçe bu ihtimalin düşük olduğunu belirtti.