ŞAM — Beşar Esad rejimi ile Rus müttefiklerinin kuşatıp bombaladığı Şam'ın güney banliyösü Daraya'daki yıkıntılar arasında 70 yaşındaki terzi Amira Hemşo son eseri olan tüllü, payetlerle bezenmiş gelinliği inceliyor. Dükkân, mermi izleriyle kaplı bir binanın zemin katında yer alıyor. Vitrindeki parlak renkli elbiseler ortama umutvar bir hava katıyor.
Sünni olan Hemşo, eski El Kaide uzantısı Heyet Tahrir El Şam önderliğindeki İslamcı isyancıların 7 Aralık'ta Esad'ı devirerek 50 yılı aşkın süren zalim bir diktatörlüğe son vermesinin ardından bu distopik ortamda hayatlarını yeniden kurmak için yavaş yavaş geri dönen Daraya sakinlerinden biri.
Ülke yönetiminin Esad'ın en azılı düşmanlarının eline geçmesi Hemşo’yu sevindirmiş olmalı. Ancak o, “Cevap vermeyeceğim. Bunu kendime saklayacağım” diyor. Cevap için üstelediğimizde de “Altı ay veya bir yıl geçmeden bir şey söylemeyeceğim” diyor.
Hemşo'nun ABD’nin terör listesinde yer alan HTŞ'ye ilişkin tereddütleri, Al-Monitor'un geçen hafta görüştüğü farklı kesimlerden Suriyelilerin dile getirdiği, sevinçten ölümcül korkuya kadar uzanan duygu yelpazesinin yansıması. Ortak söylem ise şu: “Daha erken. Ne yapacaklarını görelim.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.