Ana içeriğe atla

Türkiye’nin Suriye açmazları...

Turkish workers work to reinforce the border fence between the northern Syrian town of Ras al-Ain and the Turkish border town of Ceylanpinar, Sanliurfa province November 21, 2012. NATO member states have agreed to supply Turkey with an advanced Patriot missile system to defend against Syrian attacks and talks on its deployment are in the final stage, Turkey's foreign minister Ahmet Davutoglu said on Tuesday. REUTERS/Amr Abdallah Dalsh  (TURKEY - Tags: POLITICS CONFLICT MILITARY TPX IMAGES OF THE DAY)

Son günlerde Suriye’deki rejimin ömrünün çok kısaldığı bir konsansüs halinde çeşitli başkentlerde adeta bir “istihbarat bilgisi” olarak dolaşıma sokulur oldu. Başşar Esad’ın ve ailesinin, iktidarda 2013’ü görmeyeceği iddiaları “fısıltı gazetesi”nin en çok itibar ettiği “manşet haber” durumunda.

Suriye’de olayların başladığı Mart 2011 ortasından başlayarak, Suriye rejimine kısa bir ömür biçilmişti. Ha gitti ha gidecek, çok yakında mutlaka yıkılacak beklentisi o kadar yaygındı ki, Başşar’ın 2000’lerin başından itibaren bir “stratejik ortağı” görüntüsüne bürünen, en yakın dostu Türkiye’deki hükümetin ona sırt çevirmesi, hatta sırt çevirmekten öteye geçip, bir bakıma “en amansız hasmı” haline gelmesi birbiriyle kesişen iki gerekçeyle açıklanıyordu:

  1. Tayyip Erdoğan-Ahmet Davutoğlu ikilisi, Şam’daki rejimin yakın vadede gidiciliğini gördüler; Suriye’de “Sünni zemine dayalı” bir iktidarın kaçınılmazlığını hissettiler; bu nedenle Türkiye namına geleceğe yatırım yapmak amacıyla, bir dönem Türkiye’nin yeni Ortadoğu politikasının “mihenk taşı” olan Suriye’deki rejime karşı tavır aldılar.
  2. Suriye ile en uzun sınıra sahip olan (911 kilometre) “Sünni-Batı ülkesi”nin yani Türkiye’nin, rejimin tam karşısında mevzilenmesi, Suriye muhalefetini barındırması ve destek vermesi, hatta “tampon bölge” oluşturulmasında ön alması, rejimin çatırdayıp çökmesinde belirleyici rol oynayacaktır.

Ancak, rejimin “erken gidişi” gerçekleşmeyince, Başşar Esad’ın Şam’daki iktidarı Rusya ve Çin’in BM Güvenlik Konseyi üzerinden desteğine ek olarak, İran’ın güçlü bir arka çıkışıyla ömrünü uzatınca, Türkiye’de Ak Parti hükümetinin Suriye politikası, içerden ağır eleştirilere muhatap oldu ve giderek artan muhalefetle karşılaştı.

Türkiye’nin saygın bir araştırma kuruluşunun kamuoyuyla paylaşmadığı bir anket sonucuna göre, daha önceki seçimlerde Ak Parti’ye oy verdiğini açıklamış olanlardaki yüzde 41’lik oranda yüzde 7’lik azalışın en büyük gerekçesi, Suriye politikasından duyulan rahatsızlık. Bu bulguyu, araştırma kuruluşunun yöneticisi bu satırların yazarına açıkladı.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish