Ana içeriğe atla

Heybeliada Ruhban Okulu: Türkiyeli Ortodoks Hristiyanlar Godot’yu mu bekliyor?

Heybeliada Ruhban Okulu: Türkiyeli Ortodoks Hristiyanlar Godot’yu mu bekliyor?

Metropolitan Apostolos Daniilidis, an Orthodox bishop at the monastery attached to the Halki school, is seen at the "Tracing Istanbul", an exhibition of works by Greek artists, at the Greek Orthodox seminary in Heybeliada island near Istanbul September 4, 2010. An Istanbul seminary closed in 1971 is hosting its first public event in 40 years, raising hopes it may shortly be reopened by Turkey and once again educate priests for the Greek Orthodox community. The European Union and the United States have press

İrlandalı oyun yazarı Samuel Beckett’in ölümsüz eseri “Godot’yu beklemek”, gelip gelmeyeceğini bilmedikleri birini bekleyen, hatta neyi beklediğini bilemeyen insanların durumunu anlatır. Onlar sürekli olarak beklemektedirler.

Günümüz Türkiye'sinde artık bir avuç kalmış Rum Ortodokslar da, çok Türkiye'ye özgü bir şekilde Godot’yu bekliyor gibi görünüyorlar. Ekümenik Patrikhaneye bağlı olan Heybeliada Ruhban Okulu (HRO) 1971 yılından beri kapalı. Tam 42 yıldır neredeyse her gün bu okulun açılmasına dair haberin geleceğini bekliyor Ortodokslar. Ama o haber bir türlü gelmek bilmiyor.

Bu beklemenin ne kadar yorucu ve yıpratıcı olduğunu anlamak için biraz geçmişe gitmek ve bu okulun Ortodokslar için ne anlama geldiğine bakmak gerekiyor.

Sadece Türkiye'deki Ortodoksların değil, Ekümenik Patrikliğe(1) bağlı dünyadaki yüzlerce kilisenin din adamı ihtiyacını karşılayan Heybeliada Ruhban okulu, adını aldığı Marmara’daki Heybeliada’da 1844 yılında kuruldu. Türkiye'de Anayasa Mahkemesinin verdiği bir kararın ardından kapatıldığı 1971 yılına kadar 930 mezun verdi. Bu mezunlardan 12 tanesi Patrik olmuştur. Yani neredeyse bütün Patrikler bu okuldan yetişmiştir. Dolayısıyla da HRO sadece Rahip yetiştiren bir okul değil, Ekümenik Patrikliğin manevi önderliğine giden yolun önemli kilometre taşlardan birisidir. Bu okulun kapatılması, Ekümenik Patrikhaneyi bir ölüm kalım savaşının kenarına getirip bırakıyor; onu besleyen hayat damarlarından birisini koparıyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish