Başbakan Tayyip Erdoğan’ın çok uzun zamandır beklenen Washington ziyareti arefesinde gerçekleşen Reyhanlı saldırısı, Türk Başbakanı’nın Obama karşısında elini zayıflatmasından gayrı, Türkiye’nin yakın geleceği açısından da ürkütücü mesajlar içeren bir nitelik taşıyor.
Reyhanlı saldırısının Erdoğan’ın Obama karşısında elini zayıflatması, Bashar Asad’ın Türkiye’nin “bölge gücü” iddiasını sınırlayabilecek cüretkar eylemlere girişebileceğini ve bundan ötürü having dokunulmazligini ortaya koymasıyla ilgilidir. Nitekim, ünlü Arap asıllı Amerikalı yorumcu Fouad Ajami, Tayyip Erdoğan’ın Washington ziyareti öncesi Bloomberg için kaleme aldığı “Turkey’s Stubborn Erdogan is Undone by Obama, Assad” [Turkiyenin Inatci Erdogan’ina Karsi Obama ve Assad] başlıklı değerlendirme yazısında “…Reyhanlidaki bombalar Suriye guclerinin tahriklerinin sonuncusuydu. Assad’in cesaretini kucumsememek gerek. Sinirleri saglam bir kumarbaz gibi Erdogan tetigi cekmeyecigine parasini yatirmis sanki” diye yazmıştır.
Erdoğan’ın Reyhanlı saldırısı üzerine, saldırıdan Bashar Asad’ı ve onun namına hareket eden güçleri doğrudan sorumlu tutmakla birlikte, “soğukkanlılığı yitirmemek gerektiğini” ve “gerektiği zaman mutlaka bunun karşılığının verileceğini” söylemesi, Assad’ın kumarının tuttuğu, Türk Başbakanı’nın retoriğinin “tetigini cekmeye cekinmesinin” üzerine örtmekten başka bir anlam taşımadığını ona gösterdiği söylenebilir.
Ama Reyhanlı gelişmesinin, bunun ötesinde bir anlam içermesi ve Türkiye için risk taşıması söz konusu. Bunu, Tayyip Erdoğan’ın ve izlediği dış politikanın Türkiye’yi Suriye karşısında savaşa sokması ihtimalinden dehşetli korkan muhaliflerinin –aralarında azımsanmayacak al-Monitor yorumcuları da mevcut- ne derece fark ettiği henüz meçhul.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.